Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/9509 K.2012/12268
Özet: (1) Uyuşmazlık, ortakların mallarını gereğinden fazla yazıp sanığın bu malları zimmete alması ve zincirleme nitelikli zimmet suçunun işlenip işlenmediği konusundaki delillerle ilgilidir; (2) Mahkeme, sanığın 9.738 TL’yi mal ettiği ancak sadece zincirleme basit zimmetten hüküm kestiğini belirterek, TCK’nın 53/5. maddesinin uygulanmamasını bozma yasağına tabi tutarak kararını sürdürdü.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Bir kısım ortakların aldıkları malları bu konudaki belgelere gereğinden fazla yazdığı belirtilen sanık hakkında zincirleme kamu görevlisinin resmi belgede sahtecililiği ile ilgili olarak mahalinde yasal işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Oluş ve dosya kapsamına göre, bir kısım ortakların almış oldukları malları gereğinden fazla yazarak zimmete konu toplam miktarın bir bölümü olan 9.738 TL'yi mal edinen sanığın eyleminin, ancak ilgili belgelerde adları yer alan ortakların dinlenmesinden sonra saptanması nedeniyle zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu halde sadece zincirleme basit zimmetten hüküm kurulması ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20/09/2011 günlü 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmaması kazanılmış hak niteliğinde olup aleyhe bozma yasağına konu olacağından suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya karar verilmesi, kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapmaksızın CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan hak yoksunluğuna ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklarından 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Bir kısım ortakların aldıkları malları bu konudaki belgelere gereğinden fazla yazdığı belirtilen sanık hakkında zincirleme kamu görevlisinin resmi belgede sahtecililiği ile ilgili olarak mahalinde yasal işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Oluş ve dosya kapsamına göre, bir kısım ortakların almış oldukları malları gereğinden fazla yazarak zimmete konu toplam miktarın bir bölümü olan 9.738 TL'yi mal edinen sanığın eyleminin, ancak ilgili belgelerde adları yer alan ortakların dinlenmesinden sonra saptanması nedeniyle zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu halde sadece zincirleme basit zimmetten hüküm kurulması ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20/09/2011 günlü 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmaması kazanılmış hak niteliğinde olup aleyhe bozma yasağına konu olacağından suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya karar verilmesi, kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapmaksızın CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan hak yoksunluğuna ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklarından 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.