Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/9307 K.2011/263
1 kez atıf aldıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, sanığın çocuğa yönelik nitelikli cinsel istismar ve kimlik bilgilerini kullanma suçlarından yargılanmasıdır; mahkeme, zamanaşımı nedeniyle kamu davalarını ortadan kaldırırken, 765 sayılı yasa kapsamında zorla ırza geçme suçu kabul edilerek sanığa lehe karar vermiştir. Mahkeme ayrıca, temyiz itirazlarını reddederek ve ilgili dosya incelemesi sonucunda suçun unsurlarını göz önünde bulundurarak, kanuna uygun olarak cezanın belirlenmesini ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca kararın bozulmasını onaylamıştır.
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, eyleminin zorla ırza geçme suçunu oluşturduğunun kabulüyle lehe olduğu değerlendirilen 765 sayılı yasa hükümlerine göre mahkümiyetine dair, Isparta Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.03.2010 gün ve 2009/212 Esas, 2010/95 Karar sayılı ırza geçme suçundan re'sen de temyizi kabil olan hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Irza geçme suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olaya ilişkin hazırlık evrakı ve bir kısım evrak suretlerinin dosya arasında bulunmaması nedeniyle Isparta Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.11.2008 gün ve 2005/358 Esas, 2008/282 Karar sayılı dava dosyasının dosya arasına alınmasından sonra, dosya içeriğine göre, mağdurenin alınan raporunda kızlığının bozulduğunun bildirilmesi karşısında, olayın üzerinden uzun zaman geçmiş olması nedeniyle suçun mağdure üzerindeki bedensel ve ruhsal etkilerinin kaybolma olasılığı ve şimdi elde edilecek bulgularla olay arasında illiyet kurmadaki meşkukiyet gözönünde bulundurularak, dosyada bulunan doktor raporları Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kuruluna gönderilerek kızlığının bozulmasından dolayı beden sağlığında bozulma olup olmadığı hususunda mütalaa alındıktan sonra 5237 sayılı TCK.nun 103/6. maddesinin uygulanma koşullarının saptanması, suç tarihinde 15 yaşını tamamladığı kabul edilen mağdureye yönelik cebirin suçun unsuru olmasına göre 5237 sayılı TCK.nun 103/4. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilip orantılılık ilkesine uygun davranılmak suretiyle belirlenecek cezalara göre lehe kanunun tespit edilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 25/06/2008 tarih 208/349 sayılı post-travmatik stres bozukluğunda kısmen düzelmenin de mevcut olduğunu mütalaa eden yetersiz raporu esas alınmak suretiyle 5237 sayılı TCK.nun 103/6 ve cebir nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 103/4. maddesinin uygulanacağı kabul edilerek orantılılık ilkesine de aykırı olarak tespit edilen cezalar esas alınarak lehe yasanın belirlenmesi suretiyle eksik inceleme ve yanılgılı uygulama ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Irza geçme suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olaya ilişkin hazırlık evrakı ve bir kısım evrak suretlerinin dosya arasında bulunmaması nedeniyle Isparta Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.11.2008 gün ve 2005/358 Esas, 2008/282 Karar sayılı dava dosyasının dosya arasına alınmasından sonra, dosya içeriğine göre, mağdurenin alınan raporunda kızlığının bozulduğunun bildirilmesi karşısında, olayın üzerinden uzun zaman geçmiş olması nedeniyle suçun mağdure üzerindeki bedensel ve ruhsal etkilerinin kaybolma olasılığı ve şimdi elde edilecek bulgularla olay arasında illiyet kurmadaki meşkukiyet gözönünde bulundurularak, dosyada bulunan doktor raporları Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kuruluna gönderilerek kızlığının bozulmasından dolayı beden sağlığında bozulma olup olmadığı hususunda mütalaa alındıktan sonra 5237 sayılı TCK.nun 103/6. maddesinin uygulanma koşullarının saptanması, suç tarihinde 15 yaşını tamamladığı kabul edilen mağdureye yönelik cebirin suçun unsuru olmasına göre 5237 sayılı TCK.nun 103/4. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilip orantılılık ilkesine uygun davranılmak suretiyle belirlenecek cezalara göre lehe kanunun tespit edilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 25/06/2008 tarih 208/349 sayılı post-travmatik stres bozukluğunda kısmen düzelmenin de mevcut olduğunu mütalaa eden yetersiz raporu esas alınmak suretiyle 5237 sayılı TCK.nun 103/6 ve cebir nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 103/4. maddesinin uygulanacağı kabul edilerek orantılılık ilkesine de aykırı olarak tespit edilen cezalar esas alınarak lehe yasanın belirlenmesi suretiyle eksik inceleme ve yanılgılı uygulama ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.