Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/7219 K.2011/21294
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların zimmet, kamu kurumuna karşı dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevini ihmal ederek zimmetin oluşumuna sebebiyet verme suçlarından yargılanmasıdır; mahkeme, sanıkların bazıları için beraet kararlarını onaylarken, diğerleri için mahkümiyet kararlarını (zimmet, dolandırıcılık, sahtecilik) ve ilgili cezaların uygulanmasını kabul etti.
Zimmet, kamu kurumuna karşı dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevini ihmal ederek zimmetin oluşumuna sebebiyet verme suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’un yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’in zimmet suçundan, sanık ...’un kamu kurumuna karşı dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkümiyetlerine, sanıklar ..., ... ve ...’ın zimmet suçları ile sanık ...’un denetim görevini ihmal ederek zimmetin oluşumuna sebebiyet verme suçundan ise beraetlerine dair, ... (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.02.2009 gün ve 2004/122 Esas, 2009/54 Karar sayılı hükümlerin Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar ... ve ... müdafiileri ile katılan vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin 17.02.2009 günlü temyiz dilekçesinin içeriğine nazaran temyizinin sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraet hükmünü kapsamadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar ..., ... ve ...’ın haklarında verilen beraet hükümleri ile delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilerek, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılarak sanık ... hakkında sahtecilik suçundan verilen mahkümiyet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekili ile sanık ... müdafıin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün temyizen incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK.nun 53/l-a maddesinde belirtilen hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle suçu işleyen sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/5. maddesi tatbik edilirken bu maddede belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılması yerine, yasada yer almayan ve farklı bir kavram olan “kamu hizmetlerinden yasaklanmasına” karar verilmesi kanuna aykırı ve temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki 53/5. maddesi gereğince sanığa verilen hapis cezasının infazından itibaren başlamak üzere takdiren iki yıl süre ile kamu hizmetlerinden men’ine” kısmının çıkartılması ile mahkemenin uyguladığı süreye bağlı kalınarak hüküm fıkrasına “53/5. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra başlamak üzere 2 yıl süre ile 53/l-a maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkümiyet hükmü ile ... hakkında kurulan beraet hükmünün temyizen incelenmesinde ise;
Sanık ...’a isnat olunan 765 sayılı TCK.nun 203. maddesinde düzenlenen denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verme ile sanık ...’e yüklenen 765 sayılı TCK.nun 504/7. maddesinde yer ... kamu kurumuna karşı dolandırıcılık suçlarına öngörülen cezaların üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi oldukları, sanık ...’ın sorgusunun yapıldığı 21.09.2004’ten itibaren inceleme tarihine kadar beş yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, bu arada kesen veya durduran bir sebebin bulunmadığı, keza sanık ...’in dolandırıcılık suçu yönünden son eylem tarihi olan 02.12.2003 tarihinden itibaren yedi yıl altı aylık zamanaşımı süresinin de inceleme günü itibariyle dolduğu, bu itibarla davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği ve sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 29.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Katılan vekilinin 17.02.2009 günlü temyiz dilekçesinin içeriğine nazaran temyizinin sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraet hükmünü kapsamadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar ..., ... ve ...’ın haklarında verilen beraet hükümleri ile delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilerek, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılarak sanık ... hakkında sahtecilik suçundan verilen mahkümiyet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekili ile sanık ... müdafıin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün temyizen incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK.nun 53/l-a maddesinde belirtilen hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle suçu işleyen sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/5. maddesi tatbik edilirken bu maddede belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılması yerine, yasada yer almayan ve farklı bir kavram olan “kamu hizmetlerinden yasaklanmasına” karar verilmesi kanuna aykırı ve temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki 53/5. maddesi gereğince sanığa verilen hapis cezasının infazından itibaren başlamak üzere takdiren iki yıl süre ile kamu hizmetlerinden men’ine” kısmının çıkartılması ile mahkemenin uyguladığı süreye bağlı kalınarak hüküm fıkrasına “53/5. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra başlamak üzere 2 yıl süre ile 53/l-a maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkümiyet hükmü ile ... hakkında kurulan beraet hükmünün temyizen incelenmesinde ise;
Sanık ...’a isnat olunan 765 sayılı TCK.nun 203. maddesinde düzenlenen denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verme ile sanık ...’e yüklenen 765 sayılı TCK.nun 504/7. maddesinde yer ... kamu kurumuna karşı dolandırıcılık suçlarına öngörülen cezaların üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi oldukları, sanık ...’ın sorgusunun yapıldığı 21.09.2004’ten itibaren inceleme tarihine kadar beş yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, bu arada kesen veya durduran bir sebebin bulunmadığı, keza sanık ...’in dolandırıcılık suçu yönünden son eylem tarihi olan 02.12.2003 tarihinden itibaren yedi yıl altı aylık zamanaşımı süresinin de inceleme günü itibariyle dolduğu, bu itibarla davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği ve sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 29.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.