Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/6696 K.2012/11447
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Zimmet suçu nedeniyle verilen mahkümiyet kararı, 5320 sayılı Kanun 8/1. maddesi ve CMUK 321. madde uyarınca, 2.497,39 TL’lik zimmet miktarı için 5237 sayılı TCK’nın 249. maddesi uygulanmak üzere fazla cezaya hükmedildiği gerekçesiyle 15 Nisan 2012 tarihli oybirliğiyle bozulmuştur.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezalarının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 20/09/2011 gün ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı kararında da açıklandığı üzere karşı temyiz bulunmaması nedeniyle kazanılmış hak teşkil edeceğinden, bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Zimmet miktarı olan 2.497,39 liranın suç tarihi itibarı ile ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değerinin az olduğu dikkate alınıp sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 249. maddesinin uygulanması gerektiği nazara alınmaksızın fazla cezaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezalarının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 20/09/2011 gün ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı kararında da açıklandığı üzere karşı temyiz bulunmaması nedeniyle kazanılmış hak teşkil edeceğinden, bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Zimmet miktarı olan 2.497,39 liranın suç tarihi itibarı ile ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değerinin az olduğu dikkate alınıp sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 249. maddesinin uygulanması gerektiği nazara alınmaksızın fazla cezaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.