Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/4302 K.2010/8504
Özet: Uyuşmazlık konusu, nitelikli cinsel istismar suçundan sanığın yargılanması ve savcı tarafından yapılan bozma talebinin incelenmesiyle ilgiliydi. Mahkeme, savcının usulsüz rapora dayandığını belirterek 22.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar vererek hükmü bozmaya karar verdi.
Nitelikli cinsel istismar suçundan sanık ...’ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.10.2009 gün ve 2009/302 Esas, 2009/235 Karar sayılı hükmün süresi içinde sanık müdafii ve katılan vekili taraflarından temyiz edilmesi ve sanık yönünden incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C. Başsavcılığının 16.04.2010 günlü tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle 03.11.2010 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanığın müdafiin gelmediği anlaşılmakla Yargıtay C. Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Eylemini değişik zamanlarda gerçekleştirmeyen sanık hakkında teselsül hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
4810 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 7/f ve 23/B maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulu raporuna dayanılarak 5237 sayılı Yasanın 103/6. maddesinin tatbikine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanığın müdafiin gelmediği anlaşılmakla Yargıtay C. Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Eylemini değişik zamanlarda gerçekleştirmeyen sanık hakkında teselsül hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
4810 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 7/f ve 23/B maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulu raporuna dayanılarak 5237 sayılı Yasanın 103/6. maddesinin tatbikine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.