Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/3323 K.2010/7860
Özet: (1) Sanığın nitelikli cinsel saldırı, eziyet ve kasten yaralama suçlarıyla ilgili mahkümiyetinden temyiz edilmesi; (2) Yargıtay, sanığın cezalarını bozulması kararıyla birlikte 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar vererek tüm hükümlerin iptalini ve yeniden inceleme talebini kabul etti.
Ruh ve beden sağlığı bozulacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, eziyet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından sanık ...’ün yapılan yargılanması sonunda; nitelikli cinsel saldırı ve atılı diğer suçlardan mahkümiyetine dair, Salihli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.10.2009 gün ve 2008/259 Esas, 2009/191 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C. Başsavcılığının tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 20.10.2010 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından ... ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi. Sanık vekili Av. ... imzalı 2 sayfa savunma dilekçesi ve ekinde ... ... ismini taşıyan bir sayfa dilekçe verdiği görüldü.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 03.11.2010 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Eziyet suçunun düzenlendiği TCK.nun 96/1. maddesinin üst haddinin 5 yıl hapis cezası olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanığın aynı zaman dilimi içinde mağdurenin vücuduna vajinal ve anal yoldan organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği kabul edilen eyleminde, TCK.nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suçun değişik zamanlarda işlenmesi koşulu bulunmadığı gözetilmeksizin zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmişse de hangi suçlar yönünden uygulandığı belirtilmeyerek infazda tereddüte neden olunması,
Mağdurenin burun kırığına neden olacak şekilde kasten yaralanmasının TCK.nun 102/4. maddesinde düzenlenen nitelikli cinsel saldırı eylemi sırasında direncinin kırılmasını sağlayacak ölçünün ötesinde cebir kullanılması niteliğinde bulunup bulunulmadığının karar gerekçesinde tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
01.11.2010 tarihinde verilen işbu karar 03.11.2010 tarihinde Yargıtay C. Savcılarından ... hazır olduğu halde sanık müdafiin yüzüne karşı tefhim olundu.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından ... ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi. Sanık vekili Av. ... imzalı 2 sayfa savunma dilekçesi ve ekinde ... ... ismini taşıyan bir sayfa dilekçe verdiği görüldü.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 03.11.2010 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Eziyet suçunun düzenlendiği TCK.nun 96/1. maddesinin üst haddinin 5 yıl hapis cezası olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanığın aynı zaman dilimi içinde mağdurenin vücuduna vajinal ve anal yoldan organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği kabul edilen eyleminde, TCK.nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suçun değişik zamanlarda işlenmesi koşulu bulunmadığı gözetilmeksizin zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmişse de hangi suçlar yönünden uygulandığı belirtilmeyerek infazda tereddüte neden olunması,
Mağdurenin burun kırığına neden olacak şekilde kasten yaralanmasının TCK.nun 102/4. maddesinde düzenlenen nitelikli cinsel saldırı eylemi sırasında direncinin kırılmasını sağlayacak ölçünün ötesinde cebir kullanılması niteliğinde bulunup bulunulmadığının karar gerekçesinde tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
01.11.2010 tarihinde verilen işbu karar 03.11.2010 tarihinde Yargıtay C. Savcılarından ... hazır olduğu halde sanık müdafiin yüzüne karşı tefhim olundu.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.