Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/11579 K.2011/1665
Özet: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak ve kasten yaralamak suçlarından sanıklar ... ve ...’ının Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı Yargıtay’ca incelendiği bu karar, Yargıtay C. Başsavcılığı tarafından 07/12/2010’da gönderilen, sanıkların temyiz iadesi ve süresiz duruşma talebinin yasalara göre REDDİNE karar verilmesiyle birlikte, ilgili hükümlerin ONANMASINA 03/03/2011’de oybirliğiyle hüküm verilmesine karar verilmiştir.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak ve kasten yaralamak suçlarından sanıklar ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetlerine dair, Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10/08/2010 gün ve 2010/338 Esas, 2010/686 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından ve sanık ... müdafiince duruşmalı olarak istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından 07/12/2010 tarihli tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık ...'ın cezaevi idaresine verdiği 05/10/2010 tarihli dilekçede ”hakkımda verilen hapis cezasının onaylanmasını istiyorum” şeklindeki beyanıyla hükmü temyiz etmediğini ifade etmiş olmakla CMK.nun 261. maddesi karşısında sanık iradesi aksine kararı temyiz etmesi hukuken mümkün bulunmayan sanık ... müdafiin temyiz ve yasal koşulları da bulunmayıp süreden sonra yapılan duruşma isteminin CMUK.nun 317 ve 318. maddeleri uyarınca REDDİNE ve incelemenin sanık ... hakkında kurulan hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre sanık ...’ın her iki mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemleri tamamlandığı halde teşebbüste kaldığının kabulü ile yazılı şekilde TCK.nun 35. maddesiyle indirim yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin tebliğname gibi ONANMASINA, 03/03/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık ...'ın cezaevi idaresine verdiği 05/10/2010 tarihli dilekçede ”hakkımda verilen hapis cezasının onaylanmasını istiyorum” şeklindeki beyanıyla hükmü temyiz etmediğini ifade etmiş olmakla CMK.nun 261. maddesi karşısında sanık iradesi aksine kararı temyiz etmesi hukuken mümkün bulunmayan sanık ... müdafiin temyiz ve yasal koşulları da bulunmayıp süreden sonra yapılan duruşma isteminin CMUK.nun 317 ve 318. maddeleri uyarınca REDDİNE ve incelemenin sanık ... hakkında kurulan hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre sanık ...’ın her iki mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemleri tamamlandığı halde teşebbüste kaldığının kabulü ile yazılı şekilde TCK.nun 35. maddesiyle indirim yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin tebliğname gibi ONANMASINA, 03/03/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.