Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/11024 K.2011/1984
Özet: Gebze Ağır Ceza Mahkemesi, 14.01.2010 tarihli 2009/218 Esas ve 2010/9 kararlarında, başsavcının talebiyle ve Yargıtay incelemesini bekleyen davada, adli tıp raporuna dayanarak mağdurun savunada bulunamayan durumda olduğunu gösteren özlü eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını buldu, vekilin katılma talebini kabul etti ancak atılan suçun mahkumiyetine karar vermeden, 5320 sayılı Kanun 8/1 maddesi ve CMUK 321 maddesi çerçevesinde, 15.03.2011’de oybirliğiyle karar vererek kararını bozdu.
Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle atılı suçtan mahkümiyetine dair, Gebze Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.01.2010 gün ve 2009/218 Esas, 2010/9 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
... Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 25.06.2009 gün ve 4190 sayılı raporunda semil demans bulguları mevcut olup beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olduğu bildirilen mağdura 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi uyarınca vasi tayin ettirilip, aynı Kanunun 462/8. maddesine göre husumet izni alınması ve bundan sonra katılma hususunda bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik soruşturma ile re'sen atanan vekilinin katılma talebinin kabulüne karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
... Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 25.06.2009 gün ve 4190 sayılı raporunda semil demans bulguları mevcut olup beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olduğu bildirilen mağdura 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi uyarınca vasi tayin ettirilip, aynı Kanunun 462/8. maddesine göre husumet izni alınması ve bundan sonra katılma hususunda bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik soruşturma ile re'sen atanan vekilinin katılma talebinin kabulüne karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.