Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/2039 K.2010/280
Zimmet ve görevi ihmal suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıkların zimmet suçundan beraetlerine, ..., ..., ... ve ...’nın görevi ihmal suçundan mahkümiyetlerine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.07.2006 gün ve 2002/298 Esas, 2006/625 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiileri ile katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar hakkında zimmet suçundan verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında görevi ihmal suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanıkların üzerine atılı görevi ihmal suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar hakkında zimmet suçundan verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında görevi ihmal suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanıkların üzerine atılı görevi ihmal suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.