Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/13995 K.2012/7943
Özet: Uyuşmazlık, sanığın Orman İşletme Müdürlüğü’ndeki görevinde zimmet ve sahte evrak düzenleyerek kooperatiflere hileli ödeme yapmasıyla ilgili nitelikli zimmet suçundan sorumlu tutulup tutuklanıp 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasıdır. Mahkeme, sanığın basit zimmet yerine nitelikli zimmet suçunu işlediğini kabul ederek 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ve ilgili yasaklamaları öngören kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
09/05/1996 tarihinde ... Orman İşletme Müdürlüğü'nde veznedar kadrosunda görevlendirilen sanık ...'nın, hakkında verilen beraet kararı kesinleşen ... ... isimli kişiyle birlikte İstanbul'da açtıkları işyerinde kullanmak üzere, görevi gereği kendisine tevdii edilen paraların bir kısmını; 31/07/1998 tarihinde ... ... Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'ne ödenmiş gibi göstererek, 26/08/1998'de aynı kooperatife ait teminat mektubu ile ilgili sahte evrak düzenleyerek, 19/08/1998'de yine aynı kooperatife ait istihkakların ödenmesinde sahte evrak düzenleyerek, 15/09/1998 ve 16/09/1998'de sahte belgeler düzenlenerek, yine 22/09/1998'de aynı kooperatife yapılan ödemelerle ilgili olarak kasa defterinde tahrifat yaparak zimmetine geçirdiği, bu eylemlerin kurum dışındaki kayıtların incelenmesi suretiyle ortaya çıkartılabilecek şekilde hileli davranışlarla işlendiği ve sanığın eylemlerinin zincirleme olarak nitelikli zimmet suçu niteliğinde olduğu hususlarının anlaşılması karşısında;
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması gerekirken eylemin hukuki nitelendirmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde basit zimmet suçundan hüküm kurulması,
Sanığın, gerçeğe uygun olarak düzenlenen ve yetkili amiri tarafından imzalanan kuruma ait çeklerdeki miktarlarda tahrifat yaparak bankadan çektiği ve kendisine mal edindiği paraların, görevinin normal fonksiyonu gereği kendisine tevdii edilmiş paralardan olmaması nedeniyle zimmet suçu kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak bu paraların çeklerde sahtecilik sonucu hileli davranışlarla ele geçirilmesi nedeniyle eylemlerin resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı anlaşılmasına rağmen bu eylemler yönünden ayrıca hüküm kurulmaması,
Kabule göre de;
Adli emanette kayıtlı belgeler ile ilgili herhangi bir karar verilmemesi,
Hakkında TCK'nın 63. maddesinin uygulanmasına karar verilen sanığın yakalandığı, tutuklandığı ve tahliye edildiği tarihlerin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/2-d maddesine aykırı davranılması,
5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir." şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup, yasaklama süresinin sanık hakkında hükmedilen 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 6 yıl süreyle 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
09/05/1996 tarihinde ... Orman İşletme Müdürlüğü'nde veznedar kadrosunda görevlendirilen sanık ...'nın, hakkında verilen beraet kararı kesinleşen ... ... isimli kişiyle birlikte İstanbul'da açtıkları işyerinde kullanmak üzere, görevi gereği kendisine tevdii edilen paraların bir kısmını; 31/07/1998 tarihinde ... ... Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'ne ödenmiş gibi göstererek, 26/08/1998'de aynı kooperatife ait teminat mektubu ile ilgili sahte evrak düzenleyerek, 19/08/1998'de yine aynı kooperatife ait istihkakların ödenmesinde sahte evrak düzenleyerek, 15/09/1998 ve 16/09/1998'de sahte belgeler düzenlenerek, yine 22/09/1998'de aynı kooperatife yapılan ödemelerle ilgili olarak kasa defterinde tahrifat yaparak zimmetine geçirdiği, bu eylemlerin kurum dışındaki kayıtların incelenmesi suretiyle ortaya çıkartılabilecek şekilde hileli davranışlarla işlendiği ve sanığın eylemlerinin zincirleme olarak nitelikli zimmet suçu niteliğinde olduğu hususlarının anlaşılması karşısında;
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması gerekirken eylemin hukuki nitelendirmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde basit zimmet suçundan hüküm kurulması,
Sanığın, gerçeğe uygun olarak düzenlenen ve yetkili amiri tarafından imzalanan kuruma ait çeklerdeki miktarlarda tahrifat yaparak bankadan çektiği ve kendisine mal edindiği paraların, görevinin normal fonksiyonu gereği kendisine tevdii edilmiş paralardan olmaması nedeniyle zimmet suçu kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak bu paraların çeklerde sahtecilik sonucu hileli davranışlarla ele geçirilmesi nedeniyle eylemlerin resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı anlaşılmasına rağmen bu eylemler yönünden ayrıca hüküm kurulmaması,
Kabule göre de;
Adli emanette kayıtlı belgeler ile ilgili herhangi bir karar verilmemesi,
Hakkında TCK'nın 63. maddesinin uygulanmasına karar verilen sanığın yakalandığı, tutuklandığı ve tahliye edildiği tarihlerin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/2-d maddesine aykırı davranılması,
5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir." şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup, yasaklama süresinin sanık hakkında hükmedilen 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 6 yıl süreyle 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.