Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/6433 K.2012/3734
Özet: Uyuşmazlık, sanık …’ın denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma ve nitelikli zimmet suçlarından oluşan davadır; mahkeme, denetim görevini ihmal etme suçundan beraat kararını korurken, nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet kararıyla birlikte sahtecilik unsurlarının da dikkate alınarak cezanın yeniden hesaplanmasını ve 53/1-c maddesinin uygulanması gerektiğini belirterek hükmü düzeltmiş ve onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli zimmet, denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma, evrakta sahtecilik
HÜKÜM: Sanık ...'in zimmete neden olma suçundan beraetine, sanık ...'ın ise nitelikli zimmet suçundan mahkümiyetine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan ... vekilinin gerekçeli temyiz dilekçelerinin içeriğine nazaran sadece sanık ... hakkındaki denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan verilen beraet hükmüne yönelik bulunduğundan, nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün sanık ... müdafiin temyizi ile sınırlı olarak incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında nitelikli zimmet suçundan verilen mahkümiyet hükmünün incelenmesinde;
Suç tarihinin 08/12/2004 ve öncesi olduğu halde karar başlığına 08/12/2004 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğundan, suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması ve 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" biçimindeki düzenleme nedeniyle, sanığın zimmeti sağlamak ve açığa çıkmasını engellemek için bazı havaleleri, alıcıları yerine kendi imzası ile ödeme göstermek şeklindeki eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurulması gerekirken, sahteciliğin, nitelikli zimmet suçunun unsuru olarak kabul edilmesi lehe yasa değişmeyeceği ve karşı temyiz bulunmadığından keza zimmet suçundan uygulama yapılırken 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 247/2. maddeleri ile sanığa tayin olunan 7 yıl 6 aylık cezaya aynı Yasanın 43. maddesi ile 1/4 oranında yapılacak artırımın 8 yıl 16 ay 15 gün olacağı gözetilmeden, 9 yıl 4 ay 15 gün olarak hesaplanması ise 62. madde ile 1/6 oranındaki indiriminin doğru miktar üzerinden yapılarak, neticeten 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılması sebebiyle bu hesap hatasının sonuç cezayı etkilemediği anlaşıldığından anılan hususlar bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapmaksızın CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasına “sanığın 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkındaki denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan verilen beraet hükmünün incelenmesinde;
Sanığa isnat olunan denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçunun temas ettiği 765 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Yasanın 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem sanığın sorgusunun yapıldığı 24/10/2005 tarihinden itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 12/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli zimmet, denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma, evrakta sahtecilik
HÜKÜM: Sanık ...'in zimmete neden olma suçundan beraetine, sanık ...'ın ise nitelikli zimmet suçundan mahkümiyetine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan ... vekilinin gerekçeli temyiz dilekçelerinin içeriğine nazaran sadece sanık ... hakkındaki denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan verilen beraet hükmüne yönelik bulunduğundan, nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün sanık ... müdafiin temyizi ile sınırlı olarak incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında nitelikli zimmet suçundan verilen mahkümiyet hükmünün incelenmesinde;
Suç tarihinin 08/12/2004 ve öncesi olduğu halde karar başlığına 08/12/2004 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğundan, suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması ve 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" biçimindeki düzenleme nedeniyle, sanığın zimmeti sağlamak ve açığa çıkmasını engellemek için bazı havaleleri, alıcıları yerine kendi imzası ile ödeme göstermek şeklindeki eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurulması gerekirken, sahteciliğin, nitelikli zimmet suçunun unsuru olarak kabul edilmesi lehe yasa değişmeyeceği ve karşı temyiz bulunmadığından keza zimmet suçundan uygulama yapılırken 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 247/2. maddeleri ile sanığa tayin olunan 7 yıl 6 aylık cezaya aynı Yasanın 43. maddesi ile 1/4 oranında yapılacak artırımın 8 yıl 16 ay 15 gün olacağı gözetilmeden, 9 yıl 4 ay 15 gün olarak hesaplanması ise 62. madde ile 1/6 oranındaki indiriminin doğru miktar üzerinden yapılarak, neticeten 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılması sebebiyle bu hesap hatasının sonuç cezayı etkilemediği anlaşıldığından anılan hususlar bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapmaksızın CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasına “sanığın 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkındaki denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan verilen beraet hükmünün incelenmesinde;
Sanığa isnat olunan denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçunun temas ettiği 765 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Yasanın 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem sanığın sorgusunun yapıldığı 24/10/2005 tarihinden itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 12/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.