Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/3852 K.2012/2946
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların görevi ihmal ve zimmet suçlarından verilen beraet ve mahkümiyet hükmünün zamanaşımı ve sahtecilik unsurları nedeniyle geçersiz sayılmasını talep etmeleridir; Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleriyle birlikte CMUK 321. madde uyarınca kararın bozulmasına ve kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle düşmesine hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet, görevi ihmal
HÜKÜM: Mahkümiyet, beraet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında görevi ihmal suçundan verilen beraet hükmünün yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıklara isnat olunan görevi ihmal suçunun yasada öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddede belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımı süresine tabi olduğu; sanık ...'nin sorgusunun yapıldığı 30/10/2000 ve sanık ...'nın sorgusunun yapıldığı 24/05/2000 tarihlerinden karar tarihine kadar belirtilen sürenin dolduğu ve bu arada zamanaşımını kesen veya durduran sebep bulunmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkümiyet hükmünün yapılan temyiz incelemesinde;
... İlçesi muhakemat memuru olarak görev yapan sanığın 19/01/1998 ile 03/09/1998 tarihleri arasında Hazinenin taraf olduğu davalarda yargılama gideri olarak sarf edilmesi için avans olarak görevi gereği kendisine tevdi edilen 3.900 TL'nin 3.720 TL'sini uhdesine aldığı, bu paranın sarf edilmesi sırasında Hazine vekilinin yerine sahte imza atmak suretiyle gerçek olmayan giderler göstererek düzenlediği belgeler ile eylemini gizlemeye çalıştığı ve daire dışı kayıt mahiyetinde olan mahkeme dosyalarında hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin incelenmesi ile sanığın uhdesine aldığı gerçek zimmet miktarının tespit edildiği, sanığın bu şekilde zincirleme nitelikli zimmet suçunu işlediği anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle, zimmet suçunun işlenmesi sırasında ve zimmetin açığa çıkmasını engellemek için sahte belge düzenlemek ve Hazine vekilinin yerine sahte imza atmak suretiyle gerçekleştirdiği eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet, görevi ihmal
HÜKÜM: Mahkümiyet, beraet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında görevi ihmal suçundan verilen beraet hükmünün yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıklara isnat olunan görevi ihmal suçunun yasada öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddede belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımı süresine tabi olduğu; sanık ...'nin sorgusunun yapıldığı 30/10/2000 ve sanık ...'nın sorgusunun yapıldığı 24/05/2000 tarihlerinden karar tarihine kadar belirtilen sürenin dolduğu ve bu arada zamanaşımını kesen veya durduran sebep bulunmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkümiyet hükmünün yapılan temyiz incelemesinde;
... İlçesi muhakemat memuru olarak görev yapan sanığın 19/01/1998 ile 03/09/1998 tarihleri arasında Hazinenin taraf olduğu davalarda yargılama gideri olarak sarf edilmesi için avans olarak görevi gereği kendisine tevdi edilen 3.900 TL'nin 3.720 TL'sini uhdesine aldığı, bu paranın sarf edilmesi sırasında Hazine vekilinin yerine sahte imza atmak suretiyle gerçek olmayan giderler göstererek düzenlediği belgeler ile eylemini gizlemeye çalıştığı ve daire dışı kayıt mahiyetinde olan mahkeme dosyalarında hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin incelenmesi ile sanığın uhdesine aldığı gerçek zimmet miktarının tespit edildiği, sanığın bu şekilde zincirleme nitelikli zimmet suçunu işlediği anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle, zimmet suçunun işlenmesi sırasında ve zimmetin açığa çıkmasını engellemek için sahte belge düzenlemek ve Hazine vekilinin yerine sahte imza atmak suretiyle gerçekleştirdiği eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.