Yargıtay5. Ceza DairesiCeza HukukuVergi Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/3546 K.2012/3183
Özet: (1) Uyuşmazlık, adliyesi yazı işleri müdürü olan sanığın emanet para hesabındaki paraları ve suç eşyası emanet hesabındaki paraları zimmetine geçirmesiyle ilgili zımmet ve kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık davasıdır. (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek, sanığın kazancının 5237 sayılı TCK'nın 55/1. maddesine göre zoralımına karar vererek, cezanın infazından sonra görev ve yetkilerini kötüye kullanma yasağıyla birlikte 7 yıl 6 ay süreyle haklarından yoksun bırakılmasına hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet ve kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan ceza miktarına göre, sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
... Adliyesi Yazı İşleri Müdürü olan sanığın emanet para hesabı ve suç eşyası emanet hesabında bulunan paralar ile Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından satış memuru olarak görevlendirildiği 44 satış dosyasına ilişkin ihaleyi kazananlar tarafından banka hesabına yatırılan veya bizzat kendisine verilen KDV, damga vergisi, harç ve tellaliye ücretlerini ilgili kurumlara yatırmayarak zimmetine geçirdiği anlaşıldığından, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına ve 5237 sayılı TCK'nın 55/1. maddesine göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeden suçun karşılığı olan değerlerin müsaderesine hükmedilmesi,
5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesine göre cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar suç işlenirken kötüye kullanılan 53/1-a maddesindeki hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki "sanığın suçtan elde ettiği kazanç olan 247.244,00 YTL'nin 5237 sayılı TCK'nın 55. maddesi gereğince zoralımına" ibaresinin çıkarılması ile "sanığın görev ve yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği anlaşılmakla sözkonusu görev ve yetkilerini aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere ceza müddeti olan 7 yıl 6 ay süreyle kullanmaktan yasaklanmasına" bölümünün çıkarılarak yerine "5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere ceza müddeti olan 7 yıl 6 ay süreyle TCK'nın 53/1-a maddesindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet ve kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan ceza miktarına göre, sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
... Adliyesi Yazı İşleri Müdürü olan sanığın emanet para hesabı ve suç eşyası emanet hesabında bulunan paralar ile Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından satış memuru olarak görevlendirildiği 44 satış dosyasına ilişkin ihaleyi kazananlar tarafından banka hesabına yatırılan veya bizzat kendisine verilen KDV, damga vergisi, harç ve tellaliye ücretlerini ilgili kurumlara yatırmayarak zimmetine geçirdiği anlaşıldığından, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına ve 5237 sayılı TCK'nın 55/1. maddesine göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeden suçun karşılığı olan değerlerin müsaderesine hükmedilmesi,
5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesine göre cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar suç işlenirken kötüye kullanılan 53/1-a maddesindeki hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki "sanığın suçtan elde ettiği kazanç olan 247.244,00 YTL'nin 5237 sayılı TCK'nın 55. maddesi gereğince zoralımına" ibaresinin çıkarılması ile "sanığın görev ve yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği anlaşılmakla sözkonusu görev ve yetkilerini aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere ceza müddeti olan 7 yıl 6 ay süreyle kullanmaktan yasaklanmasına" bölümünün çıkarılarak yerine "5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere ceza müddeti olan 7 yıl 6 ay süreyle TCK'nın 53/1-a maddesindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.