‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/2975 K.2012/2521

Esas No: 2008/2975 · Karar No: 2012/2521 · Karar Tarihi: 22.03.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın denetim görevini ihmal ederek ve sahte havale belgeleri kullanarak toplam 220,300,000 TL zimmet yapmasıdır; mahkeme, bu eylemler nedeniyle sanığı zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçundan hükümlemiştir. Mahkeme ayrıca, zamanaşımı nedeniyle ilgili kamu davasını düşürmüş ve sahtecilik unsurlarının değerlendirilmesi eksikliği nedeniyle ek suçtan dolayı ayrı ceza verilmemesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Müteselsilen nitelikli zimmet (sanık ... hakkında), denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma (sanık ... hakkında)

HÜKÜM: Sanık ...'ın zincirleme biçimde basit zimmet, diğer sanığın ise atılı suçtan mahkümiyetlerine,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ...’ye isnat olunan denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçunun temas ettiği 765 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, en son suç tarihi olan 03/11/2003 tarihinden itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Aybastı PTT Merkezinde havale kabul ve ödeme, çek kabul ve ödeme gişesi görevlisi olarak sözleşmeli statüde çalışan sanığın, mağdurlar ..., ... ve ... adına değişik tarihlerde gelen havalelerden bir kısmını adı geçenlere ödemeyip, suça konu bir kısım havale haber kağıdı ve havale varakasına mağdurlar adına imza atıp, ödeme defterinde havale bedelleri ödenmiş gibi işlem yaparak toplam 220.300.000 lirayı (220,30 TL) mal edindiği, mağdurların kuruma müracaatları sonucu, daire dışı bilgi ve belgelerle anılan fiillerinin belirlenebildiği, ödemeleri kurum kayıtlarında göstererek zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarda bulunduğu ve bu suretle zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, nitelendirmede yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde sanık hakkında zincirleme biçimde basit zimmet suçundan hüküm kurulması ve lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, sanığın eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 04/10/2011 gün ve 167-194; 20/12/2011 gün ve 364-287; 27/12/2011 gün ve 286-295 sayılı kararlarında ayrıntısı ile açıklandığı üzere kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Kabule göre de;
Sanık lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 61/5. maddesindeki sıralamaya göre aynı Kanunun 247/1, 249, 43, 248 ve 62. maddelerinin bu sıraya göre uygulanması gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık ... müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?