Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/6741 K.2013/4601
Özet: Uyuşmazlık, sanığın iş yerinde yetkisini kötüye kullanarak havaleleri kendi adını yazarak değiştirip 2.350 TL zimmet yapmasıyla ilgiliydi; Mahkeme, bu eylemin zincirleme nitelikli zimmet olduğu gerekçesiyle TCK 249/1 maddesine göre cezanın indirimli olarak 1/2 oranında uygulanmasını ve kararının bozulmasına hükmederek yeni bir karar verilmesini kabul etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/09/2011 günlü 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararı da gözetilerek suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen, sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
... Başmüdürlüğüne bağlı ... Dağıtım Merkezinde 07/05/2001 tarihinden itibaren şef olarak görev yapan sanığın 28/05/2008-07/08/2008 tarihleri arasında geçici olarak görevlendirildiği ... Şubesinde görev yaptığı sırada, farklı tarihlerde göndericisi veya alıcısı tarafından uzun süre alınmadığından Kurumun elinde kalan, 7 adet havaleyi yönetici/kontrol eden yetkisiyle otomasyon sistemi üzerinden havalelerin alıcı ad ve soyadını kendi adını yazarak değiştirmek suretiyle, eylemlerini gizlemek için 3 farklı şubeye havale yaparak, 5 adet havale tutarı 2.350 TL'yi mal edindiği, diğer havaleleri çekemeden yakalandığı anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin, gönderilerin tarafı olan ilgililerin beyanlarına başvurulmadan veya eylemi bilence ihbar yapılmadan ya da ödeme yapan çalışanların kasada olağandışı kontrolleri olmadan belirlenemeyeceği, bu nedenle zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdiği, bu hususun basit bir inceleme ile ortaya çıkarılamayacağı anlaşılmakla, zincirleme nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulması gerekirken, zincirleme basit zimmet suçundan ceza tayin edilmesi,
Suç tarihi itibariyle günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü değerlendirildiğinde zimmet miktarı kabul edilen değerin az olduğu gözetilerek sanık hakkında TCK'nın 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sanığın zimmete konu parayı 17/12/2008 tarihli C. Savcısı havalesiyle başlayan soruşturma aşamasından önce 07/08/2008 ve 03/09/2008 tarihlerinde iade ettiği anlaşıldığından cezasından 5237 sayılı TCK'nın 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine aynı Kanunun 248/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması sonucu fazla ceza tayini,
Suç tarihi zimmete konu son eylemin işlendiği 06/08/2008 tarihi olduğu halde karar başlığına yanlış yazılması,
CMK'nın 230/1-a-b maddesine aykırı olarak gerekçeli kararda C. Savcısının mütalaasına, tanık ve sanık beyanlarına yer verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/09/2011 günlü 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararı da gözetilerek suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen, sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
... Başmüdürlüğüne bağlı ... Dağıtım Merkezinde 07/05/2001 tarihinden itibaren şef olarak görev yapan sanığın 28/05/2008-07/08/2008 tarihleri arasında geçici olarak görevlendirildiği ... Şubesinde görev yaptığı sırada, farklı tarihlerde göndericisi veya alıcısı tarafından uzun süre alınmadığından Kurumun elinde kalan, 7 adet havaleyi yönetici/kontrol eden yetkisiyle otomasyon sistemi üzerinden havalelerin alıcı ad ve soyadını kendi adını yazarak değiştirmek suretiyle, eylemlerini gizlemek için 3 farklı şubeye havale yaparak, 5 adet havale tutarı 2.350 TL'yi mal edindiği, diğer havaleleri çekemeden yakalandığı anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin, gönderilerin tarafı olan ilgililerin beyanlarına başvurulmadan veya eylemi bilence ihbar yapılmadan ya da ödeme yapan çalışanların kasada olağandışı kontrolleri olmadan belirlenemeyeceği, bu nedenle zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdiği, bu hususun basit bir inceleme ile ortaya çıkarılamayacağı anlaşılmakla, zincirleme nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulması gerekirken, zincirleme basit zimmet suçundan ceza tayin edilmesi,
Suç tarihi itibariyle günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü değerlendirildiğinde zimmet miktarı kabul edilen değerin az olduğu gözetilerek sanık hakkında TCK'nın 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sanığın zimmete konu parayı 17/12/2008 tarihli C. Savcısı havalesiyle başlayan soruşturma aşamasından önce 07/08/2008 ve 03/09/2008 tarihlerinde iade ettiği anlaşıldığından cezasından 5237 sayılı TCK'nın 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine aynı Kanunun 248/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması sonucu fazla ceza tayini,
Suç tarihi zimmete konu son eylemin işlendiği 06/08/2008 tarihi olduğu halde karar başlığına yanlış yazılması,
CMK'nın 230/1-a-b maddesine aykırı olarak gerekçeli kararda C. Savcısının mütalaasına, tanık ve sanık beyanlarına yer verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.