Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/9968 K.2011/25167
Özet: Uyuşmazlık konusu, Kızıldağ Tarımsal Kalkınma Kooperatifi başkanı olan sanığın kooperatiften aldığı fatura tutarını hileli olarak artırarak 3.000.000.000 lira zimmet yapması ve bu eylemin nitelikli zimmet suçuna uygunluğu üzerinedir. Mahkeme, basit zimmetten hüküm kurmuş olsa da, sanığın sahtecilik unsurlarının varlığını kabul ederek hem sahtecilik hem de nitelikli zimmetten mahkumiyet kararını bozmuş ve 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle kararlaştırılmıştır.
Nitelikli zimmet suçundan sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; basit zimmet suçundan mahkümiyetine dair, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.02.2006 gün ve 2003/600 Esas, 2006/41 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16/12/2008 gün ve 2008/146 Esas, 2008/235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceğinden tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kızıldağ Tarımsal Kalkınma Kooperatifi başkanı olan sanığın, nakliyecilik yapan ...'ün kooperatiften aldığı 753.312.000 liraya ilişkin olarak kendisine verdiği faturaya ekleme yaparak 3.753.312.000 lira tutarlı hale getirdiği, aradaki fark olan 3.000.000.000 liradan kooperatif için çalışan tanıkların toplam 1.100.000.000 lira tutarındaki ücretlerini ödediği, kalan 1.900.000.000 lirayı ise mal edindiği, ...'ün beyan ve ibraz ettiği fatura dip koçanı ile saptanan zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdiği eyleminin nitelikli zimmet suçuna uyduğu nazara alınmadan suç vasfında yanılgıya düşülerek basit zimmetten hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle, mahkemece faturaya ekleme yapan sanığın eyleminde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hüküm kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü nazara alındığında zimmete konu miktarın hafif değerde olduğu gözetilerek tayin olunan cezadan 5237 sayılı TCK.nun 249. maddesi uyarınca indirim yapılmaması,
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16/12/2008 gün ve 2008/146 Esas, 2008/235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceğinden tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kızıldağ Tarımsal Kalkınma Kooperatifi başkanı olan sanığın, nakliyecilik yapan ...'ün kooperatiften aldığı 753.312.000 liraya ilişkin olarak kendisine verdiği faturaya ekleme yaparak 3.753.312.000 lira tutarlı hale getirdiği, aradaki fark olan 3.000.000.000 liradan kooperatif için çalışan tanıkların toplam 1.100.000.000 lira tutarındaki ücretlerini ödediği, kalan 1.900.000.000 lirayı ise mal edindiği, ...'ün beyan ve ibraz ettiği fatura dip koçanı ile saptanan zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdiği eyleminin nitelikli zimmet suçuna uyduğu nazara alınmadan suç vasfında yanılgıya düşülerek basit zimmetten hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle, mahkemece faturaya ekleme yapan sanığın eyleminde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hüküm kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü nazara alındığında zimmete konu miktarın hafif değerde olduğu gözetilerek tayin olunan cezadan 5237 sayılı TCK.nun 249. maddesi uyarınca indirim yapılmaması,
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.