Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/6 K.2010/9724
Sarkıntılık suçundan sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 15/06/2005 gün ve 2003/804 Esas, 2005/489 Karar sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
T.C. Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 30/01/2007 gün ve 2007/9-18 sayılı kararına göre; gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerinin belirtilmesi zorunlu olduğu halde, hüküm fıkrasında yasa yoluna başvuru şeklinin gösterilmediği ve bu noksanlık CMK.nun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni sayıldığından, sanığın dilekçesinin süresinde yapılmış eski hale getirme yoluyla temyiz isteği niteliğinde olduğu kabul edilerek tebliğnameye aykırı olarak inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan sarkıntılık suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, 15/06/2005 olan hüküm tarihinden inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 14/12/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
T.C. Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 30/01/2007 gün ve 2007/9-18 sayılı kararına göre; gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerinin belirtilmesi zorunlu olduğu halde, hüküm fıkrasında yasa yoluna başvuru şeklinin gösterilmediği ve bu noksanlık CMK.nun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni sayıldığından, sanığın dilekçesinin süresinde yapılmış eski hale getirme yoluyla temyiz isteği niteliğinde olduğu kabul edilerek tebliğnameye aykırı olarak inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan sarkıntılık suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, 15/06/2005 olan hüküm tarihinden inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 14/12/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.