Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/4891 K.2011/23802
Zimmet suçundan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2005 gün ve 2005/575 Esas, 2005/743 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın gider pusulalarında ilgililer yerine imzalar atmak suretiyle bir kısım fiillerin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarda bulunduğu ve paranın zimmete geçirilip geçirilmediğini tespit için şahısların beyanlarının alınması gerektiği cihetle eylemin bir bölümünün nitelikli zimmet vasfında olduğu gözetilerek ve lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle; anılan eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurları bulunup bulunmadığı da karar yerinde tartışılarak, sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan mahkümiyet hükmü kurulup önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak denetime olanak verecek biçimde karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin tatbiki sırasında hangi güvenlik tedbirlerinin uygulandığı hükümde gösterilmeden, infazda tereddüt yaratacak biçimde "sanık hakkında 53/1. maddenin uygulanmasına" denmek suretiyle hüküm tesisi,
Suçu 5237 sayılı TCK.nun 53/1-d maddesinde belirtilen yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca önceki hükümdeki kazanılmış hak da nazara alınarak BOZULMASINA, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın gider pusulalarında ilgililer yerine imzalar atmak suretiyle bir kısım fiillerin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarda bulunduğu ve paranın zimmete geçirilip geçirilmediğini tespit için şahısların beyanlarının alınması gerektiği cihetle eylemin bir bölümünün nitelikli zimmet vasfında olduğu gözetilerek ve lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle; anılan eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurları bulunup bulunmadığı da karar yerinde tartışılarak, sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan mahkümiyet hükmü kurulup önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak denetime olanak verecek biçimde karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin tatbiki sırasında hangi güvenlik tedbirlerinin uygulandığı hükümde gösterilmeden, infazda tereddüt yaratacak biçimde "sanık hakkında 53/1. maddenin uygulanmasına" denmek suretiyle hüküm tesisi,
Suçu 5237 sayılı TCK.nun 53/1-d maddesinde belirtilen yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca önceki hükümdeki kazanılmış hak da nazara alınarak BOZULMASINA, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.