Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/1901 K.2011/22795
Özet: Uyuşmazlık, T.C. … Bankası personeli olan sanığın, banka çekleri üzerinden zimmet suçundan müteselsilen nitelikli zimmet ve basit zimmet suçlarından yargılanmasıyla ilgili olarak, Yargıtay’ın kararının süresi içinde inceleme talebinin duruşmalı yapılmaması nedeniyle dosyanın duruşmasız incelenmesiyle ilgilidir. Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını reddederek, 5237 sayılı TCK hükümlerine uygun olmayan cezai uygulamaları düzeltmek amacıyla kararını bozdu ve yeni bir inceleme için dava dosyasını yeniden değerlendirmeye yöneltti.
Müteselsilen nitelikli zimmet suçundan sanık ...'nün yapılan yargılanması sonunda; zincirleme surette basit zimmet suçundan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.01.2006 gün ve 2005/232 Esas, 2006/9 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay C. Başsavcılığının 12.02.2007 günlü tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 04.07.2007 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C. Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 08.02.2005 gün ve 2005/146-7 sayılı kararında belirtildiği üzere T.C. ... Bankası personeli olan sanığın teselsül eden zimmet suçunun, 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2 ve 5. bendleri gereğince T.C. ... Bankası'nın özel hukuk statüsüne tabi bir anonim şirket haline dönüştürülerek, personeli hakkında 233 ve 399 sayılı KHK.ların uygulanması ve dolayısıyla memur gibi cezalandırma olanağının bulunmaması karşısında, suç tarihleri itibariyla 765 sayılı TCK ve özel düzenleme içeren 4389 ve bilahare yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankalar Kanununa tabi kılındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi de değerlendirilmek suretiyle bunlardan lehine olan kanun hükümlerine göre uygulama yapılması gerekirken, banka personeli sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun kamu görevlilerine özgü zimmet suçunu düzenleyen 247/1, 43, 248/2, 62 ve 53. maddeleriyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Katılan bankanın hükme esas alınan 12.01.2004 tarihli yazısında, tutarları zimmete konu çeklerden banka müşterisi ... ile ilgili olan çek bedellerinin 05.04.2002 ve 29.12.2003 günlü ana ve ek iddianamenin düzenlenmesinden sonra 31.12.2003 tarihinde ödendiği bildirildiği halde cezasında 5237 sayılı TCK.nun 248/2. maddesi gereğince 1/3 yerine 1/2 oranında indirim yapılması,
5237 sayılı TCK.nun 53/5. maddesine göre cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar sadece suç işlenirken kötüye kullanılan hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilebileceği nazara alınmadan, 53/1. madde de yer alan hak ve yetkilerin tümünü kapsar şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden CMUK.nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C. Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 08.02.2005 gün ve 2005/146-7 sayılı kararında belirtildiği üzere T.C. ... Bankası personeli olan sanığın teselsül eden zimmet suçunun, 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2 ve 5. bendleri gereğince T.C. ... Bankası'nın özel hukuk statüsüne tabi bir anonim şirket haline dönüştürülerek, personeli hakkında 233 ve 399 sayılı KHK.ların uygulanması ve dolayısıyla memur gibi cezalandırma olanağının bulunmaması karşısında, suç tarihleri itibariyla 765 sayılı TCK ve özel düzenleme içeren 4389 ve bilahare yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankalar Kanununa tabi kılındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi de değerlendirilmek suretiyle bunlardan lehine olan kanun hükümlerine göre uygulama yapılması gerekirken, banka personeli sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun kamu görevlilerine özgü zimmet suçunu düzenleyen 247/1, 43, 248/2, 62 ve 53. maddeleriyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Katılan bankanın hükme esas alınan 12.01.2004 tarihli yazısında, tutarları zimmete konu çeklerden banka müşterisi ... ile ilgili olan çek bedellerinin 05.04.2002 ve 29.12.2003 günlü ana ve ek iddianamenin düzenlenmesinden sonra 31.12.2003 tarihinde ödendiği bildirildiği halde cezasında 5237 sayılı TCK.nun 248/2. maddesi gereğince 1/3 yerine 1/2 oranında indirim yapılması,
5237 sayılı TCK.nun 53/5. maddesine göre cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar sadece suç işlenirken kötüye kullanılan hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilebileceği nazara alınmadan, 53/1. madde de yer alan hak ve yetkilerin tümünü kapsar şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden CMUK.nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.