‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2006/8794 K.2010/3598

Esas No: 2006/8794 · Karar No: 2010/3598 · Karar Tarihi: 17.05.2010
Özet: (1) Uyuşmazlık, reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanığın cezalarının incelenmesiyle ilgili; (2) Mahkeme, 765 sayılı TCK’nin uygulanması yerine 5237 sayılı Kanunla karma uygulama yaparak kararını onayladı, ancak 430/2 maddesine ilişkin cezanın zamanaşımı nedeniyle hükmü bozup davayı düşürdü.
Akıl hastası olan ve reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık ...’in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.10.2005 gün ve 2005/225 Esas, 2005/454 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Irza geçme suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
765 sayılı TCK. lehe kabul edilip asıl cezası buna göre belirlenen sanık hakkında cezasının tür ve miktarına göre aynı Kanunun 31 ve 33. maddelerinin uygulanması yerine, feri ceza bakımından 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek delilleri takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle kurulan hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın işlediği iddia ve kabul edilen reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçuna 765 sayılı TCK.nun 430/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

...

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?