Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2006/7980 K.2010/3737
Özet: Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27.10.2005 tarihli 2005/215/2005/300 kararına göre istenen nitelikli cinsel istismar davasının, 5237 sayılı TCK'ning ilgili maddelerinin uygulanmasında hatalı kabul edilmesi üzerine, Yargıtay'ın 20.05.2010 tarihli oybirliği kararında kararı 5320 sayılı Kanun 8/1 ve CMUK 321,326 maddeleri uyarınca bozmuştur.
Irza geçme suçundan sanık ...’ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkümiyetine dair, Salihli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.10.2005 gün ve 2005/215 Esas, 2005/300 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 103/6. maddenin uygulanabilirliği açısından; müşteki tarafından sürekli ağladığı, uyuduğu sırada sık sık korku ile uyandığı bildirilen mağdurun, suçun sonucunda beden veya ruh sağlığında bozulma meydana gelip gelmediğinin Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan alınacak raporla saptanıp, sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 103/1-a maddesinde mefruz cebirin unsur olarak yer almasına ve aynı Yasanın 103/4. maddesinin ise yalnızca maddi cebiri ifade etmesine göre, olayda maddi cebirin gerçekleşip gerçekleşmediğinin gerekçeleri karar yerinde gösterilip tartışılmadan TCK.nun 103/4. maddesi ile artırım yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kazanılmış hak saklı tutulmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 103/6. maddenin uygulanabilirliği açısından; müşteki tarafından sürekli ağladığı, uyuduğu sırada sık sık korku ile uyandığı bildirilen mağdurun, suçun sonucunda beden veya ruh sağlığında bozulma meydana gelip gelmediğinin Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan alınacak raporla saptanıp, sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 103/1-a maddesinde mefruz cebirin unsur olarak yer almasına ve aynı Yasanın 103/4. maddesinin ise yalnızca maddi cebiri ifade etmesine göre, olayda maddi cebirin gerçekleşip gerçekleşmediğinin gerekçeleri karar yerinde gösterilip tartışılmadan TCK.nun 103/4. maddesi ile artırım yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kazanılmış hak saklı tutulmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.