‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2006/4206 K.2010/2475

Esas No: 2006/4206 · Karar No: 2010/2475 · Karar Tarihi: 29.03.2010
Özet: Uyuşmazlık, reşit mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma, ırza geçmeye teşebbüs ve nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçlarından sanıkların yargılanmasıyla ilgili temyiz talepleridir. Mahkeme, bu suçlamalarda sanıkları beraet etmiş ve mahkümiyet kararlarını onaylayarak temyiz itirazlarını reddetmiştir.
Reşit mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma, ırzına geçmeye teşebbüs ve bu suçlara iştirakten sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'un yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ..., ... ve ...'nın ırza geçmeye iştirak ile sanık ...'un kaçırıp alıkoymaya iştirak suçlarından beraetlerine, sanıklar ..., ..., ... ve ...'nın zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından ve ayrıca sanık ...'in nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan mahkümiyetlerine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.2005 gün ve 2004/5 Esas, 2005/42 Karar sayılı hükümlerin katılanlar vekili ve sanıklar ..., ... ..., ... ve ... müdafiileri tarafından temyiz edilmesi ve sanıklar müdafiilerince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C. Başsavcılığının 15.04.2006 günlü tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 28.06.2006 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanıklar müdafiilerine çağrı kağıdı gönderilmişti.

Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından... hazır olduğu halde oturum açıldı.

Yapılan tebligat üzerine sanıklar müdafiilerin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C. Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.

Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.

Sanık ...’in kaçırıp alıkoyma suçundan dolayı 765 sayılı Yasa lehe kabul edilerek 429/1. maddesi ile uygulama yapılması nedeniyle, hakkında aynı Yasanın 81. maddesinin tatbikinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki1 bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında reşit mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan lehe olan hükmün tespiti sırasında her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmemesi; temel cezaların alt sınırdan tayini, artırım ve indirimlerin ise en lehe oranlar üzerinden yapılması halinde dahi sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı Kanunun 37. maddesi delaletiyle 109/2, 3-b, 5 ve 62. maddelerinin açıkça aleyhe sonuç doğurması nedeniyle sonuca etkili bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından kurulan mahkümiyet hükümleri ile delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar ..., ... ve ... haklarında ırza geçmeye iştirak ile sanık ... hakkında kaçırıp alıkoymaya iştirak suçlarından verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafilerin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
16.03.2004 günlü heyet raporunda mağdurede anksiyete bozukluğu olduğu belirtilmekle, bu durumun 5237 sayılı Yasanın 102/5. maddesi anlamında beden ve ruh sağlığında bozulma niteliğinde olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun ve lehe yasanın tespiti yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de,
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/l-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde mahkümiyet müddeti süresince 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılanlar vekili ile sanık müdafiilerin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen nedenlerle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?