Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2006/155 K.2010/298
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın sarkıntılık suçundan hüküm giymesi ve ilgili yasal düzenlemelerin uygulanmasıyla ilgili hatalı kararın bozulmasıdır; mahkeme, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle kararı bozarak yeni inceleme yapılmasını emredmiştir.
Sarkıntılık suçundan sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... 2. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 01.04.2005 gün ve 2003/332 Esas, 2005/82 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde "zaman bakımından uygulama", 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, "lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
Sarkıntılık suçunun 5560 sayılı Yasadan önceki lehe düzenlemelerden dolayı şikayete ve kovuşturma şartı olan uzlaşmaya tabi olduğu da dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanunun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5560 sayılı Yasa ve 08.02.2008 tarihli 5728 sayılı Kanunun 562. maddeleri ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Dosya kapsamına ve nüfus kaydına nazaran sanığın 1979 olan doğum tarihinin karar başlığında 1976 olarak gösterilmesi,
Sanığın her iki mağdureye yönelen eylemlerinin ayrı ayrı sarkıntılık suçunu oluşturacağının gözetilmemesi ve sabit görülen fiilin hangi mağdureyle ilgili olduğunun karar yerinde açıklanmaması ve eylemleri kül halinde tek sarkıntılık kabul edildikten sonra ayrıca beraet kararı da verilerek hükümde çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş ve O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde "zaman bakımından uygulama", 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, "lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
Sarkıntılık suçunun 5560 sayılı Yasadan önceki lehe düzenlemelerden dolayı şikayete ve kovuşturma şartı olan uzlaşmaya tabi olduğu da dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanunun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5560 sayılı Yasa ve 08.02.2008 tarihli 5728 sayılı Kanunun 562. maddeleri ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Dosya kapsamına ve nüfus kaydına nazaran sanığın 1979 olan doğum tarihinin karar başlığında 1976 olarak gösterilmesi,
Sanığın her iki mağdureye yönelen eylemlerinin ayrı ayrı sarkıntılık suçunu oluşturacağının gözetilmemesi ve sabit görülen fiilin hangi mağdureyle ilgili olduğunun karar yerinde açıklanmaması ve eylemleri kül halinde tek sarkıntılık kabul edildikten sonra ayrıca beraet kararı da verilerek hükümde çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş ve O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.