Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2006/12010 K.2010/4249
Özet: Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 09.12.2005 tarihli 2005/172 ve 2005/296 sayılı kararlarla ırz ve namusa tasaddide, çocuğun basit cinsel istismarı ve çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkum edilen sanık ...; bu kararın Yargıtay tarafından incelenmesi talebiyle başvurulan temyiz davası, Yargıtay 03.06.2010 tarihli boyun bozan kararı ile bozuldu.
Zorla kaçırıp alıkoyma ve ırz ve namusa tasaddide bulunma suçlarından sanık ...’ün yapılan yargılanması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı ve cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkümiyetine dair, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.12.2005 gün ve 2005/172 Esas, 2005/296 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihindeki yaşı itibariyle sanığa yüklenilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun, 5271 sayılı CMK.nun değişik 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, lehe Yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümlerden sonra 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile değişik 5395 sayılı Yasanın 23 ve 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkartılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç tarihindeki yaşı itibariyle sanığa yüklenilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun, 5271 sayılı CMK.nun değişik 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, lehe Yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümlerden sonra 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile değişik 5395 sayılı Yasanın 23 ve 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkartılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.