‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/810 K.2017/3706

Esas No: 2017/810 · Karar No: 2017/3706 · Karar Tarihi: 06.06.2017
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: BozmaKimin lehine: Davacı
Uyuşmazlık
Davacı sulama birliği, davalının 2009-2011 yılları arasındaki sulama bedelini ödemediğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir; davalı ise birlik üyesi olmadığını ve taşınmazını kendi imkanlarıyla kuyudan suladığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Kaynak pasajlar (2)
  • Davacı, davalının 2009-2010-2011 yılına ait sulama bedelini ödemediğinden aleyhine takip başlattıklarını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
  • Davalı, davacıdan sulama hizmeti almadığını, taşınmazını kendi imkanlarıyla kuyudan suladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, sulama birliklerinin su kaynaklarının rasyonel kullanımı amacıyla yer altı suları üzerinde de tasarruf ve tevzii yetkisine sahip olduğunu belirtmiştir. 6172 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca sulama bedeli ödemek için birlik üyesi olma şartının bulunmadığını ve davalının arazisini yeraltı suyu ile sulamasının sulama bedelinden muafiyet sağlamayacağını tespit etmiştir. Bu nedenle mahkemenin borç kapsamını belirlemeden davanın reddine karar vermesini usul ve yasaya aykırı bulmuştur.
Kaynak pasajlar (4)
  • Bu amacın gerçekleştirilebilmesi için; yetki sahasındaki gerek yer altı, gerekse yer üstü suları üzerinde tasarruf ve tevzii yetkisinin sulama birliğine ait olduğunun kabulü gerekmektedir.
  • Belirtilen nedenlerle, su kaynağı dışındaki diğer cazibeli sular ile sondaj sularının ücretlendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakta, davacının arazilerini yeraltı suyu ile suluyor olması, sulama bedelinden muaf olduğu anlamına gelmemektedir.
  • Yine 6172 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca sulama bedeli ödemek için birlik üyesi olmak da gerekmemektedir.
  • Şu halde, davalının davacı birliğe olan borcunun kapsamı belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç
Davacı sulama birliği, davalının ödemediği sulama bedellerinin tahsili için itirazın iptali davası açmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, sulama bedeli ödemek için birlik üyesi olma zorunluluğu bulunmadığı ve yeraltı suyu kullanımının bedelden muafiyet sağlamayacağı gerekçesiyle yerel mahkemenin ret kararını bozmuştur.
Kaynak pasajlar (5)
  • Dava, sulama bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
  • Mahkemece, birlik üyesi olmayan davalı adına tahakkuk ettirilen su kullanım ücretinin mevcut yasal düzenlemeler kapsamında hukuka aykırı olduğu, davacı birliğin ancak kendisiyle sözleşme imzalayan veya birlik üyesi olan kişi ve kuruluşlardan su kullanım ücretini tahsil etmesi gerektiği, birlik üyesi olmayan ve su kullanım talebine ilişkin herhangi bir yazılı dilekçesi bulunmayan davalı şirkete tahakkuk ettirilen su kullanım borcunun olduğu yönündeki iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
  • Belirtilen nedenlerle, su kaynağı dışındaki diğer cazibeli sular ile sondaj sularının ücretlendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakta, davacının arazilerini yeraltı suyu ile suluyor olması, sulama bedelinden muaf olduğu anlamına gelmemektedir.
  • Yine 6172 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca sulama bedeli ödemek için birlik üyesi olmak da gerekmemektedir.
  • Şu halde, davalının davacı birliğe olan borcunun kapsamı belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Dayanak
6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu m. 19
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı .... aleyhine 17/09/2013 gününde verilen dilekçe ile sulama bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, sulama bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı, davalının 2009-2010-2011 yılına ait sulama bedelini ödemediğinden aleyhine takip başlattıklarını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.

Davalı, davacıdan sulama hizmeti almadığını, taşınmazını kendi imkanlarıyla kuyudan suladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, birlik üyesi olmayan davalı adına tahakkuk ettirilen su kullanım ücretinin mevcut yasal düzenlemeler kapsamında hukuka aykırı olduğu, davacı birliğin ancak kendisiyle sözleşme imzalayan veya birlik üyesi olan kişi ve kuruluşlardan su kullanım ücretini tahsil etmesi gerektiği, birlik üyesi olmayan ve su kullanım talebine ilişkin herhangi bir yazılı dilekçesi bulunmayan davalı şirkete tahakkuk ettirilen su kullanım borcunun olduğu yönündeki iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalının dava konusu taşınmazını 146 dakika suladığı anlaşılmaktadır.

Bakanlar Kurulu kararı ile kurulan sulama birlikleri, 6200 sayılı Hakkında Kanun, 1580 sayılı (mülga) ve 5393 sayılı Belediyeler Kanunu, 442 sayılı Köy Kanunu ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nda yer alan düzenlemelerle yönetilmiş, 22/03/2011 tarihinde ise 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu yürürlüğe girmiştir.

6172 sayılı Kanun'un amacı; ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonel kullanımı maksadıyla umumi sulardan faydalanmak üzere tarafından inşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan ya da inşa edilmesi planlanan sulama tesislerini
./..

-2-

gayelerine uygun şekilde kullanmak, işletmek, onayını almak suretiyle işlettirmek, bu tesislerin bakım, onarım ve yönetim sorumluluğunu yürütmek, tesisi geliştirmeye yönelik yeni projeler yapmak, yaptırmak veya tesisi yenilemekle görevli sulama birliklerinin kuruluşu, organları ile görev ve yetkilerini düzenlemektir. Kanunun amacından da anlaşılacağı üzere; sulama birliklerinin en önemli görevlerinden biri ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonel kullanımını sağlamaktır. Bu amacın gerçekleştirilebilmesi için; yetki sahasındaki gerek yer altı, gerekse yer üstü suları üzerinde tasarruf ve tevzii yetkisinin sulama birliğine ait olduğunun kabulü gerekmektedir. Zira uygulamada yüzeye yakın suların çıkarılmasına 167 sayıl uyarınca müdahale edilmemekte, dolayısıyla yer altı sularının kontrolsüz kullanımına yol açılmakta olduğu, cazibeli sular yönünden ise çiftçiler arasında eşitsizliğe neden olacağı ve sulama tesislerinin su temin ettiği göl havzasının kurumasına ve dolayısıyla birlik hizmetlerinin aksamasına yol açılabileceği anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle, yeraltı suyu kullanımının su rejimini doğrudan etkileyeceği açıktır. Belirtilen nedenlerle, su kaynağı dışındaki diğer cazibeli sular ile sondaj sularının ücretlendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakta, davacının arazilerini yeraltı suyu ile suluyor olması, sulama bedelinden muaf olduğu anlamına gelmemektedir. Yine 6172 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca sulama bedeli ödemek için birlik üyesi olmak da gerekmemektedir.

Şu halde, davalının davacı birliğe olan borcunun kapsamı belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?