Yargıtay 4. Hukuk Dairesi İş Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/6429 K.2012/10316
Özet: Uyuşmazlık, belediye mezarlık bekçisi olan davalının, görev sırasında davacıya hakaret ve etkili eylemde bulunarak zarar vermesi nedeniyle açılan manevi tazminat davasıdır. Mahkeme, temyiz kararını bozmakta, kararın iptalini ve harcın geri verilmesini hükmederek davalıyı sorumluluk dışı bırakmıştır.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/05/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken, kusurları sonucu kişilere zarar vermelerinden kaynaklanan ve zarar görenlerin kamu görevlileri aleyhine açtıkları tazminat davasıdır. Yerel Mahkemece istemin kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kururmunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Davaya konu edilen olayda; Belediye'de işçi olup, belediye mezarlık bekçisi olarak görevlendirilen davalının, daha önce mezarlığa ait demirleri sökerek sattığı konusunda kendisini şikayet eden davacı ile görev yaptığı mezarlıkta karşılaşması üzerine davacıya hakaret ve etkili eylemde bulunduğu anlaşılmaktadır. Adı geçen davalının kamu görevinin icrası sırasında ve yürüttüğü görev nedeniyle hakkında davacı tarafından yapılan şikayet üzerine, üçüncü kişi durumundaki davacının zararlanmasına neden olduğu anlaşıldığına göre, Anayasa'nın 129/5 maddesi uyarınca kamu görevlisi durumundaki davalıya husumet yöneltilemez. Açıklanan nedenlerle adı geçen davalı yönünden işin esasına girilerek karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/06/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.13/06/2012
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/05/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken, kusurları sonucu kişilere zarar vermelerinden kaynaklanan ve zarar görenlerin kamu görevlileri aleyhine açtıkları tazminat davasıdır. Yerel Mahkemece istemin kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kururmunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Davaya konu edilen olayda; Belediye'de işçi olup, belediye mezarlık bekçisi olarak görevlendirilen davalının, daha önce mezarlığa ait demirleri sökerek sattığı konusunda kendisini şikayet eden davacı ile görev yaptığı mezarlıkta karşılaşması üzerine davacıya hakaret ve etkili eylemde bulunduğu anlaşılmaktadır. Adı geçen davalının kamu görevinin icrası sırasında ve yürüttüğü görev nedeniyle hakkında davacı tarafından yapılan şikayet üzerine, üçüncü kişi durumundaki davacının zararlanmasına neden olduğu anlaşıldığına göre, Anayasa'nın 129/5 maddesi uyarınca kamu görevlisi durumundaki davalıya husumet yöneltilemez. Açıklanan nedenlerle adı geçen davalı yönünden işin esasına girilerek karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/06/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.13/06/2012
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.