Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/9190 K.2012/9760
1 kez atıf aldı 1 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık konusu, Osmaneli‑Bozüyük karayolu Ertuğrulgazi Tüneli içinde meydana gelen trafik kazası sonucu tünel radyo sistemindeki koaksiyel kablonun hasar görmesiyle davacının talep ettiği maddi zararın tazmin edilmesidir. Mahkeme, bilirkişi raporları arasındaki çelişki nedeniyle kararı bozup yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını emrederek kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ..... tarafından, davalı ... aleyhine 08/03/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde; davalının sevk ve idaresindeki aracı ile Osmaneli-Bozüyük karayolu Ertuğrulgazi Tüneli içerisinde yapmış olduğu trafik kazası sonucunda, tünel içerisinde bulunan tünel radyo sistemi tesisatında 14.212,70 TL hasara neden olduğunu beyanla, uğranılan maddi zararının ödetilmesini istemiştir. Davalı, istenilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, hasara uğrayan kablo tesisatının tümünün değiştirilmesine gerek olmadığını, kaldı ki tesisatın korunaksız bir şekilde yapılmış olması nedeniyle davacının da olayda kusurunun bulunduğunu savunmuş ve davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, keşif sırasındaki gözlem ve sonraki bilirkişi raporunun bilimsel ve teknik verilere daha uygun olduğu gerekçesiyle; kaza sonucu hasara uğrayan koaksiyel kablonun tamamen yenilenerek mi, yoksa hasarlı kısım yerine ek yapılmak suretiyle mi zarar kapsamının belirlenmesi gerektiği noktasında birbiriyle çelişen iki ayrı bilirkişi raporundan, ikincisi hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; mahkemece ilk yapılan keşif sonrası elektrik ve inşaat bilirkişilerce düzenlenen raporda ''hasara uğrayan koaksiyel kablonun ek yapılmak suretiyle normal performansını sağlamasının mümkün olmadığı, bu nedenle yenilenmesi gerektiği'' bildirilmiş; davalının itirazı üzerine yapılan ikinci keşif sonrası İTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Fakültesi öğretim görevlisi Dr...... tarafından düzenlenen raporda ise ''hasara uğrayan koaksiyel kablonun değiştirilmesine gerek olmadığı, hasarlı kısmına eş değer koaksiyel kablo ile ek yapılmak suretiyle zararın giderilebileceği, bu durumda sistem marjlarının etkilenmesinin söz konusu olmayacağı'' yönünde görüş bildirilmiştir. Dolayısıyla bilirkişi raporları arasında açık bir çelişki söz konusudur. Şu durumda, dava konusu olay nedeniyle oluşan zararın kapsamı hususunda düzenlenen bilirkişi raporlarının alanında uzman tek bilirkişi tarafından düzenlenmiş olmasına ve raporlar arasında çelişki bulunmasına rağmen, bu çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Yeniden oluşturulacak alanında uzman üç kişilik bilirkişi heyetiyle mahallinde keşif yapılarak denetime elverişli rapor alındıktan sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 05/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 05/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.