‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/8094 K.2011/9150

Esas No: 2011/8094 · Karar No: 2011/9150 · Karar Tarihi: 14.09.2011
Özet: (1) Davacılar, Kadıköy Tapu Sicil Müdürlüğü'nden 1007. madde uyarınca tazminat talep ederek tapu sicili tutulmasından kaynaklanan zararı iddia etti; (2) Mahkeme, davanın husumet yokluğu gerekçesiyle reddine karar vererek temyiz itirazlarını da reddederek kararı onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
2-EMANUİL FİTRİADİS VEKİLİ AVUKAT ATIF ...

Davacı ... ve ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı Kadıköy Tapu Sicil Müdürlüğüne izafeten ... aleyhine 15/12/2009 gününde verilen dilekçe ile MK.'nun 1007. maddesinden kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumetten reddine dair verilen 09/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan zararın, Devletin sorumluluğuna ilişkin Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince, ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, husumet yokluğu gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.

Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ... eşi İstefan kızı ...'ın Kadıköy'de çok değerli arazileri bulunduğunu, bir kısım mirasçıların davacıları ve mirasbırakanı gizleyerek bu taşınmazların satılmasını sağladıklarını, öncelikle Kadıköydeki taşınmazların mahkemece tespit edilerek, bu taşınmazların sahte vekaletname veya ketmi verese yoluyla satışının yapılması nedeniyle Tapu Sicil Müdürlüğünün M.K. 1007 maddesi gereğince bu devirlerden sorumlu olduğunu belirterek tazminat talepli eldeki davayı açmıştır.

Davalı vekili yazılı cevabında, dava konusu taşınmazın belirtilmediğini, Mahkemenin dava konusu taşınmazı resen belirlemek durumunda bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Yerel mahkemece husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin red gerekçesi yerinde olmakla birlikte, bu gerekçe dava edilebilirlik ... yönünden geçerli olup davanın husumet yokluğundan reddedilmiş olması doğru değil isE de gerek davalı savunmasına ve gerekse dosya içeriğine göre davacının dava konusunu somutlaştırmaması itibariyle davanın reddi gerekmekte olduğundan ve bu durumda davacı dava konusunu somutlaştırdığında yeniden dava konusu edebilecek şekilde davanın reddedilerek sonuçlandırılmış olması doğrudur. O nedenle HUMK’nun 438/9. maddesi uyarınca gerekçe değiştirilerek karar onanmalıdır.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle ve belirtilen gerekçeyle temyiz itirazlarının reddedilerek kararın ONANMASINA 15/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?