‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/7444 K.2012/9913

Esas No: 2011/7444 · Karar No: 2012/9913 · Karar Tarihi: 06.06.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu ölen kişinin eşi ve çocuğunun maddi ve manevi tazminat talebidir; (2) Mahkeme, davacıların talebini kısmen kabul ederek manevi tazminatı düşük tutmuş, bu kararın temyizinde mahkeme kararı bozulmuş ve davacılar yararına yeniden değerlendirilmiş, ancak diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı (Kendi adına asaleten ....'a velayeten) .... vekili Avukat..... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 06/07/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat yönünden davanın feragat nedeni ile reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne dair verilen 05/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece, maddi tazminat isteminin feragat nedeni ile reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.

Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.

Olayın oluşu, kusur durumu, davacıların ölene olan yakınlık derecesi ile yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde ölenin eşi ve çocuğu olan davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları azdır. Davacılar yararına daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davacılar yararına BOZULMASINA, davalıların tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?