Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/6038 K.2012/8531
Özet: Yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebi üzerine davacı ile Türkiye Genel Sigortacılık A.Ş. arasında uyuşmazlık oluşmuştur; mahkeme, temyiz itirazlarının bazılarını reddederek kararın bozulmasını gerektiren hataları belirlemiştir. Temyiz kararıyla, 12/10/2010 tarihli kısmen kabul kararının bozulması ve davalıların lehine 900 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesi hükmedilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Türkiye Genel Sig. A.Ş ve diğerleri aleyhine 19/04/2006 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/10/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 15/05/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
a-) Dosya kapsamından davacının maluliyetine ilişkin raporun Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından alındığı ve bu raporda belirtilen oran üzerinden zarar kapsamının belirlendiği anlaşılmaktadır. 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 16/2 maddesinin c bendi uyarınca Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu “meslekte kazanma gücü kaybı” hususunda bilimsel ve teknik görüşlerini mahkemeye bildirmekle görevli kılınmıştır. Anılan bu hükme göre davacının yaşı ve meslek grubu dikkate alınarak maluliyet raporu İstanbul Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulundan SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun olarak alınmalıdır.
Şu durumda davacı, tüm tedavi evrakları ile birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, muayenesi sağlanmalı, özellikle maluliyetinin büyük oranını oluşturduğu belirtilen obsesif kompulsif bozukluk şeklindeki rahatsızlığı da değerlendirilerek hazırlanacak heyet raporundan sonra sonuca göre maddi zararı belirlenmelidir. Anılan yasa hükmü gözetilmeden alınan maluliyet raporunun hükme esas alınması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b-) Yine, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda davacının kazadan sonraki bir dönemde ve kaza tarihindeki gelirine göre çok yüksek miktardaki geliri esas alınarak zararın kapsamı belirlenmiştir. Somut olayda, davacının kaza tarihindeki geliri esas alınarak zararın kapsamının belirlenmesi gerekir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2/a-b) bendinde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılar yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Türkiye Genel Sig. A.Ş ve diğerleri aleyhine 19/04/2006 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/10/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 15/05/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
a-) Dosya kapsamından davacının maluliyetine ilişkin raporun Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından alındığı ve bu raporda belirtilen oran üzerinden zarar kapsamının belirlendiği anlaşılmaktadır. 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 16/2 maddesinin c bendi uyarınca Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu “meslekte kazanma gücü kaybı” hususunda bilimsel ve teknik görüşlerini mahkemeye bildirmekle görevli kılınmıştır. Anılan bu hükme göre davacının yaşı ve meslek grubu dikkate alınarak maluliyet raporu İstanbul Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulundan SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun olarak alınmalıdır.
Şu durumda davacı, tüm tedavi evrakları ile birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, muayenesi sağlanmalı, özellikle maluliyetinin büyük oranını oluşturduğu belirtilen obsesif kompulsif bozukluk şeklindeki rahatsızlığı da değerlendirilerek hazırlanacak heyet raporundan sonra sonuca göre maddi zararı belirlenmelidir. Anılan yasa hükmü gözetilmeden alınan maluliyet raporunun hükme esas alınması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b-) Yine, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda davacının kazadan sonraki bir dönemde ve kaza tarihindeki gelirine göre çok yüksek miktardaki geliri esas alınarak zararın kapsamı belirlenmiştir. Somut olayda, davacının kaza tarihindeki geliri esas alınarak zararın kapsamının belirlenmesi gerekir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2/a-b) bendinde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılar yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.