Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/2407 K.2011/4029
Özet: (1) Davacı, izinsiz alınan malzemenin bedelinin ödenmesi ve el atmanın önlenmesini talep ederek, yerel mahkeme kararının bozulmasını ve bu talebin kısmen kabul edilmesini istemiştir. (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek, davacının talebini bozulan karara göre kısmen kabul etmiş, 825 TL avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/11/2001-18/07/2002 gününde verilen dilekçeler ile izinsiz alınan malzeme bedeli ile müdahalenin men'inin dava ve birleşen dava ile istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/09/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12/04/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı hazine vekili Avukat Gülçin Türkucu ile karşı taraftan davalı şirket vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; davacı asıl ve birleşen dava ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden izinsiz alçı taşı çıkarılması nedeniyle alınan malzemenin bedelinin ödetilmesini ve el atmanın önlenmesini istemiştir. Yerel mahkemece istemin reddine ilişkin kararın Dairemizce bozulması üzerine bozmaya uyularak istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davalı zamanaşımı def’inde bulunmuş, Maden Yasa kapsamında ... Maden Sanayi AŞ’nin ruhsatına dayalı olarak, onunla imzalanan redevans (rödovans) sözleşmesine dayalı olarak faaliyette bulunduğunu ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece verilen önceki karar; davalının maden ruhsatı ile faaliyette bulunmuş olmakla beraber, devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan taşınmazları kullanabilmek için davacıdan izin alması ve kiralama yapması gerektiği, davalının ruhsatsız çalışması halinde davacının çıkarılan maden bedelini isteme hakkı olduğu belirtilerek karar bozulmuş; bozma kararına uyulduktan sonra, davalının çalışma yaptığı sahalarda ruhsatı olduğu varsayılarak kullanım bedelinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada bulunan 08.02.2010 günlü bilirkişi raporuna ekli krokide, 6735 ve 2462 nolu işletme ruhsatlarının sınırları işaretlenip davalı tarafından kullanılan yerler sarı renge boyanarak gösterilmiştir. Ancak, numaraları belirtilen işletme ruhsatları dosyada bulunmadığı gibi davalının savunmasında yer verdiği ruhsat sahibiyle arasında düzenlenmiş rödovans veya kira sözleşmesine ilişkin belgeler de bulunmamaktadır.
Yerel mahkemece, bilirkişi raporunda söz edilen her iki ruhsat ile davalının kullanımına esas sözleşmelerin getirtilip incelenmesinden, işletme ruhsatlarının ve rödovans gibi sözleşmelerinin ve davalının kullanımına esas sözleşmelerin başlangıç ve bitiş tarihleriyle dava konusu eylemin gerçekleştiği dönemin karşılaştırılmasından sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacı hazine yararına takdir olunan 825.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalı şirkete yükletilmesine 12/04/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/11/2001-18/07/2002 gününde verilen dilekçeler ile izinsiz alınan malzeme bedeli ile müdahalenin men'inin dava ve birleşen dava ile istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/09/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12/04/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı hazine vekili Avukat Gülçin Türkucu ile karşı taraftan davalı şirket vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; davacı asıl ve birleşen dava ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden izinsiz alçı taşı çıkarılması nedeniyle alınan malzemenin bedelinin ödetilmesini ve el atmanın önlenmesini istemiştir. Yerel mahkemece istemin reddine ilişkin kararın Dairemizce bozulması üzerine bozmaya uyularak istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davalı zamanaşımı def’inde bulunmuş, Maden Yasa kapsamında ... Maden Sanayi AŞ’nin ruhsatına dayalı olarak, onunla imzalanan redevans (rödovans) sözleşmesine dayalı olarak faaliyette bulunduğunu ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece verilen önceki karar; davalının maden ruhsatı ile faaliyette bulunmuş olmakla beraber, devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan taşınmazları kullanabilmek için davacıdan izin alması ve kiralama yapması gerektiği, davalının ruhsatsız çalışması halinde davacının çıkarılan maden bedelini isteme hakkı olduğu belirtilerek karar bozulmuş; bozma kararına uyulduktan sonra, davalının çalışma yaptığı sahalarda ruhsatı olduğu varsayılarak kullanım bedelinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada bulunan 08.02.2010 günlü bilirkişi raporuna ekli krokide, 6735 ve 2462 nolu işletme ruhsatlarının sınırları işaretlenip davalı tarafından kullanılan yerler sarı renge boyanarak gösterilmiştir. Ancak, numaraları belirtilen işletme ruhsatları dosyada bulunmadığı gibi davalının savunmasında yer verdiği ruhsat sahibiyle arasında düzenlenmiş rödovans veya kira sözleşmesine ilişkin belgeler de bulunmamaktadır.
Yerel mahkemece, bilirkişi raporunda söz edilen her iki ruhsat ile davalının kullanımına esas sözleşmelerin getirtilip incelenmesinden, işletme ruhsatlarının ve rödovans gibi sözleşmelerinin ve davalının kullanımına esas sözleşmelerin başlangıç ve bitiş tarihleriyle dava konusu eylemin gerçekleştiği dönemin karşılaştırılmasından sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacı hazine yararına takdir olunan 825.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalı şirkete yükletilmesine 12/04/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.