Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/14741 K.2012/19552
Özet: Uyuşmazlık, Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Genel Müdürlüğü vekili tarafından davalıya karşı menfi tespit ve icra inkar tazminatı talebiyle açılan davadır; mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek kararın bozulmasını ve tarafların duruşma avukatlık ücretlerinin yeniden belirlenmesini hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
Davacı ... Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/07/2009 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/09/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/12/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- a) Davacının diğer temyizine gelince,
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ve davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı borsaya ödemesi gereken tescil ücretlerini zamanında ödemesine rağmen davalı tarafından eksik tescil ücreti ödendiği iddiası ile müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, bunun yasal dayanağının olmadığını, bu nedenle davalı borsaya borçlarının bulunmadığının tespiti ile davalının %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının eksik tescil ücreti ödediğinin tespit olunması üzerine icra takibi başlatıldığını, haksız açılan davanın reddine ve davacının %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Yerel mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplanan miktar kadar davacının borçlu olmadığının tespitine, ihtiyati tedbir kararı ile icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmiş olduğundan reddedilen bedel üzerinden davalı yararına %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş, davacının icra inkar talebi yerinde bulunmayarak reddedilmiştir.
Takip konusu asıl alacağa itiraz edilen hallerde bunun eklentilerine karşı çıkılması itirazın doğal sonucu olup inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması zorunludur.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda asıl alacak 68.941,14 TL olarak hesaplanmıştır. Bu bedel üzerinden inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken faizli bakiyeyi de kapsayan miktar üzerinden hükmedilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b) Davalının diğer temyiz itirazına gelince; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Belirlenen bu ücret Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz. Bu kapsamda davalı lehine reddedilen miktar üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ne şekilde hesaplandığı belirlenemeyen hatalı ücreti vekalete hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bendin (a) fıkrasında gösterilen nedenle davacı yararına, (b) fıkrasında gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya ve davalı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 18/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Davacı ... Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/07/2009 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/09/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/12/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- a) Davacının diğer temyizine gelince,
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ve davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı borsaya ödemesi gereken tescil ücretlerini zamanında ödemesine rağmen davalı tarafından eksik tescil ücreti ödendiği iddiası ile müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, bunun yasal dayanağının olmadığını, bu nedenle davalı borsaya borçlarının bulunmadığının tespiti ile davalının %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının eksik tescil ücreti ödediğinin tespit olunması üzerine icra takibi başlatıldığını, haksız açılan davanın reddine ve davacının %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Yerel mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplanan miktar kadar davacının borçlu olmadığının tespitine, ihtiyati tedbir kararı ile icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmiş olduğundan reddedilen bedel üzerinden davalı yararına %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş, davacının icra inkar talebi yerinde bulunmayarak reddedilmiştir.
Takip konusu asıl alacağa itiraz edilen hallerde bunun eklentilerine karşı çıkılması itirazın doğal sonucu olup inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması zorunludur.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda asıl alacak 68.941,14 TL olarak hesaplanmıştır. Bu bedel üzerinden inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken faizli bakiyeyi de kapsayan miktar üzerinden hükmedilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b) Davalının diğer temyiz itirazına gelince; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Belirlenen bu ücret Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz. Bu kapsamda davalı lehine reddedilen miktar üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ne şekilde hesaplandığı belirlenemeyen hatalı ücreti vekalete hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bendin (a) fıkrasında gösterilen nedenle davacı yararına, (b) fıkrasında gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya ve davalı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 18/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.