Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/8488 K.2011/10036
Özet: (1) Davacı, haksız eylem nedeniyle uğradığı zararın tazminatını talep etmiş ve ıslah dilekçesiyle bu talebi artırmış; (2) Mahkeme, davalıların savunma hakkının ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasına hükmetmiş ve temyiz itirazlarını inceleme kararı vermiş.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ... ve diğeri aleyhine 25/02/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, ilk dava dilekçesiyle talep edilen maddi tazminat istemlerinin kabulüne, ıslah dilekçesiyle talep edilen maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; karar, davacı ve davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtığı davada uğradığı zararın bir bölümü hakkında istemde bulunmuş; 13.10.2009 tarihli oturumda verdiği dilekçe ile tazminat tutarını ıslah etmiş; ancak, bu ıslah dilekçesi davalılardan ... vekiline tebliğ edilip cevap hakkını kullanmasına olanak verilmeden yargılamaya devam edilerek tüm istekler hakkında karar verilmiştir.
Davacının ıslah dilekçesinde ileri sürdüğü istem, talep sonucunun artırılması biçiminde olsa da yeni bir dava niteliğinde olduğundan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 195 ve izleyen maddelerinin uygulanması gerekir. Bu durumda, öncelikle, ıslah dilekçesinin davalılardan ... vekiline de tebliğ edilip esasa cevap süresi işletilmeli ve cevap süresi geçtikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, ıslah dilekçesi ile artırılan tazminat tutarı davalı ... vekiline tebliğ edilmeden, bu davalının savunma hakkı kısıtlanarak, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle Davalı ... yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan ...'den peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ... ve diğeri aleyhine 25/02/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, ilk dava dilekçesiyle talep edilen maddi tazminat istemlerinin kabulüne, ıslah dilekçesiyle talep edilen maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; karar, davacı ve davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtığı davada uğradığı zararın bir bölümü hakkında istemde bulunmuş; 13.10.2009 tarihli oturumda verdiği dilekçe ile tazminat tutarını ıslah etmiş; ancak, bu ıslah dilekçesi davalılardan ... vekiline tebliğ edilip cevap hakkını kullanmasına olanak verilmeden yargılamaya devam edilerek tüm istekler hakkında karar verilmiştir.
Davacının ıslah dilekçesinde ileri sürdüğü istem, talep sonucunun artırılması biçiminde olsa da yeni bir dava niteliğinde olduğundan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 195 ve izleyen maddelerinin uygulanması gerekir. Bu durumda, öncelikle, ıslah dilekçesinin davalılardan ... vekiline de tebliğ edilip esasa cevap süresi işletilmeli ve cevap süresi geçtikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, ıslah dilekçesi ile artırılan tazminat tutarı davalı ... vekiline tebliğ edilmeden, bu davalının savunma hakkı kısıtlanarak, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle Davalı ... yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan ...'den peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.