Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/12366 K.2011/13860
Özet: (1) Davacı, davalının basında yayınlanan ifadeler nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını iddia ederek manevi tazminat talep etti; (2) Mahkeme, temyiz kararını bozalak ve davalıdan tahsil edilen harcı geri vermek üzere 21/12/2011 tarihli kararı oybirliğiyle verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ...(...) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/07/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, davalının basında yayınlanan açıklamaları nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını ileri sürerek manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Azerbaycan’da iş adamı olan davacı ..., ... Spor Kulübünün taraftarı ve üyesidir. Davalı ... ise, ... Spor Kulübü’nün eski yöneticisi ve üyesidir.
Dava konusu olayda; davacı, ... Spor Kulübü’nden bir loca satın almak istemiş, ancak, bu spor kulübünün başkanı ... ile fiyat konusunda anlaşamadıkları için locayı satın alamamıştır. Bu olay, basına yansımış, on gün sonra davacının arkadaşı olan dava dışı ... tarafından, “ ... ve ... ile birlikte ... yönetimine talip oldukları, davacının da bu yeni oluşumu destekleyeceği ve reklamının yapılması karşılığında onlara para vereceği” yönünde yapılan açıklamalar basında yayınlanmıştır. Daha sonra davalının da yine ‘davacının yeni oluşumda kendilerine destek olacağı’ yönünde benzer bir açıklaması basında yayınlanmıştır. Bu haberler üzerine davacı, kendisinin yeni kurulacak oluşuma destek olmak için söz vermediğini, basında çıkan haberlerin doğru olmadığını ... Spor Kulübü Başkanına göndermiş olduğu faksla bildirmiştir. Bunun üzerine davalı, basında yayınlanan ve dava konusu edilen açıklamasında ‘... çark etti. Bizi yarı yolda sattı, 1 günde bizi sattı.’ biçiminde ifadeler kullanmıştır. Davacı, bu ifadeler nedeniyle manevi tazminat istemiştir. Dosya içinde bulunan diğer gazete haberlerine göre de davacının, yeni oluşuma destek olmayacağını açıklaması ve bunu spor kulübü başkanına faksla bildirmesi sonrası loca satın alma konusunda Kulüp Başkanı ... ile anlaşmaya vardıkları da anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayın yukarıda açıklanan gelişim biçimi, dosya içinde bulunan tüm deliller, ...’ın tanık olarak verdiği beyan ile birlikte davalının basında yayınlanan açıklamasında kullandığı ifadeler değerlendirildiğinde; davalının düşünce açıklamasında bulunduğu, kullandığı ifadelerin, olayın oluş biçimine ve görünür gerçeğe uygun olduğu, davacının kişilik haklarına saldırıdan söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Şu durumda yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Davacı ...(...) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/07/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, davalının basında yayınlanan açıklamaları nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını ileri sürerek manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Azerbaycan’da iş adamı olan davacı ..., ... Spor Kulübünün taraftarı ve üyesidir. Davalı ... ise, ... Spor Kulübü’nün eski yöneticisi ve üyesidir.
Dava konusu olayda; davacı, ... Spor Kulübü’nden bir loca satın almak istemiş, ancak, bu spor kulübünün başkanı ... ile fiyat konusunda anlaşamadıkları için locayı satın alamamıştır. Bu olay, basına yansımış, on gün sonra davacının arkadaşı olan dava dışı ... tarafından, “ ... ve ... ile birlikte ... yönetimine talip oldukları, davacının da bu yeni oluşumu destekleyeceği ve reklamının yapılması karşılığında onlara para vereceği” yönünde yapılan açıklamalar basında yayınlanmıştır. Daha sonra davalının da yine ‘davacının yeni oluşumda kendilerine destek olacağı’ yönünde benzer bir açıklaması basında yayınlanmıştır. Bu haberler üzerine davacı, kendisinin yeni kurulacak oluşuma destek olmak için söz vermediğini, basında çıkan haberlerin doğru olmadığını ... Spor Kulübü Başkanına göndermiş olduğu faksla bildirmiştir. Bunun üzerine davalı, basında yayınlanan ve dava konusu edilen açıklamasında ‘... çark etti. Bizi yarı yolda sattı, 1 günde bizi sattı.’ biçiminde ifadeler kullanmıştır. Davacı, bu ifadeler nedeniyle manevi tazminat istemiştir. Dosya içinde bulunan diğer gazete haberlerine göre de davacının, yeni oluşuma destek olmayacağını açıklaması ve bunu spor kulübü başkanına faksla bildirmesi sonrası loca satın alma konusunda Kulüp Başkanı ... ile anlaşmaya vardıkları da anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayın yukarıda açıklanan gelişim biçimi, dosya içinde bulunan tüm deliller, ...’ın tanık olarak verdiği beyan ile birlikte davalının basında yayınlanan açıklamasında kullandığı ifadeler değerlendirildiğinde; davalının düşünce açıklamasında bulunduğu, kullandığı ifadelerin, olayın oluş biçimine ve görünür gerçeğe uygun olduğu, davacının kişilik haklarına saldırıdan söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Şu durumda yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.