Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/13541 K.2023/25293
Özet: (1) Uyuşmazlık Sanığın 2015 ve 2022 yıllarında yaşanan hakaret suçlarından dolayı verilen adli para cezalarının ve basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı konusundaki kararının temyiz edilmesiyle ilgilidir. (2) Mahkeme, sanık müdafinin sunduğu temyiz sebeplerinin hukuka aykırılık içermediğini tespit ederek kararını onamış, dava dosyasını Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevkid etmiş ve kararının Tebliğname’ye uygun olacağını kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/1529 E., 2022/233 K. SUÇ: Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/1077 Esas, 2015/501 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 233 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 1500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve adli para cezasının 4 eşit taksitte tahsiline, 2. (1) Nolu bölümde belirtilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.05.2021 tarihli ve 2020/16421 Esas, 2021/13728 Karar sayılı ilâmıyla ''Sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması hususunda değerlendirme yapılması zorunluluğu'' nedeniyle bozulmasına, 3. Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2022 tarihli ve 2021/1529 Esas, 2022/233 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 1500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve adli para cezasının 4 eşit taksitte tahsiline, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın cezalandırılmasına yeter somut bir delilin bulunmadığına, tanık ifadelerinin ayrıntılı incelenmediğine, zamanaşımı süresinin dolduğunun ve süresinde şikayette bulunulmadığının gözetilmediğine, basit yargılama usulünün ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, eşi ve çocuğunu eşinin babasının yanına gönderip, yeterli maddi destekte bulunmaması ve ilgi göstermemesi suretiyle aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiği, sanık savunması, katılan beyanı, sanık tarafından katılana gönderilen mesaj içerikleri, Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/701 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan sosyal inceleme raporu, beyanlarına katılan tarafından gösterilen tanıklardan E.Ö.'nün sanık ile aynı okulda görev yapan öğretmen olması, diğer iki tanığın da sanık ile katılanın evliliğine öncülük yapan şahıslar olması nedeniyle itibar edildiği belirtilen tanıklar E. Ö., A. G. ve A. T.'nin anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında, temadi eden suça ilişkin suç tarihinin, şikâyet tarihi olan "26.12.2013" şeklinde gösterilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de; bu hususun mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Sanık savunması, katılan beyanı, tanıklar H. Ş., B. Ç., C. E., E. Ö., A. G. ve A. T.'nin anlatımları, taraflar arasındaki Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/701 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan sosyal inceleme raporu ve sanık tarafından katılana gönderilen mesajlara dair bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla, sanığa atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, şikâyetin süresinde yapıldığına, basit yargılama usulü ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin Mahkemece yöntemince değerlendirmede bulunduğu gözetilmekle birlikte atılı suç yönünden zamanaşımı suresinin de dolmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanığa yükletilen aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.
SAYISI: 2021/1529 E., 2022/233 K. SUÇ: Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/1077 Esas, 2015/501 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 233 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 1500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve adli para cezasının 4 eşit taksitte tahsiline, 2. (1) Nolu bölümde belirtilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.05.2021 tarihli ve 2020/16421 Esas, 2021/13728 Karar sayılı ilâmıyla ''Sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması hususunda değerlendirme yapılması zorunluluğu'' nedeniyle bozulmasına, 3. Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2022 tarihli ve 2021/1529 Esas, 2022/233 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 1500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve adli para cezasının 4 eşit taksitte tahsiline, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın cezalandırılmasına yeter somut bir delilin bulunmadığına, tanık ifadelerinin ayrıntılı incelenmediğine, zamanaşımı süresinin dolduğunun ve süresinde şikayette bulunulmadığının gözetilmediğine, basit yargılama usulünün ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, eşi ve çocuğunu eşinin babasının yanına gönderip, yeterli maddi destekte bulunmaması ve ilgi göstermemesi suretiyle aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiği, sanık savunması, katılan beyanı, sanık tarafından katılana gönderilen mesaj içerikleri, Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/701 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan sosyal inceleme raporu, beyanlarına katılan tarafından gösterilen tanıklardan E.Ö.'nün sanık ile aynı okulda görev yapan öğretmen olması, diğer iki tanığın da sanık ile katılanın evliliğine öncülük yapan şahıslar olması nedeniyle itibar edildiği belirtilen tanıklar E. Ö., A. G. ve A. T.'nin anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında, temadi eden suça ilişkin suç tarihinin, şikâyet tarihi olan "26.12.2013" şeklinde gösterilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de; bu hususun mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Sanık savunması, katılan beyanı, tanıklar H. Ş., B. Ç., C. E., E. Ö., A. G. ve A. T.'nin anlatımları, taraflar arasındaki Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/701 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan sosyal inceleme raporu ve sanık tarafından katılana gönderilen mesajlara dair bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla, sanığa atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, şikâyetin süresinde yapıldığına, basit yargılama usulü ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin Mahkemece yöntemince değerlendirmede bulunduğu gözetilmekle birlikte atılı suç yönünden zamanaşımı suresinin de dolmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanığa yükletilen aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.