Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/37835 K.2022/19962
1 kez atıf aldı 1 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, bir yerde başkalarına şiddet uygulama, tehdit ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından doğan mahkumiyetlerin temyiz edilmesiyle ilgiliydi. Mahkeme, temyiz başvurularını bazı nedenlerle reddetti, ancak sanıkların savunma hakkının ihlal edildiğini, meşru müdafaa kapsamında silahla tehdit suçunun yanlış değerlendirildiğini ve genel güvenliği tehlikeye sokma suçunun unsurlarının bulunmadığını tespit ederek, ilgili hükümlerin bozulmasına ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralama, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
I- Sanık ...'e yükletilen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Şikayetçi ...'un bu suç yönünden suçtan zarar gören ve katılan sıfatı ile temyize hak ve yetkisi bulunmadığı,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca şikayetçi ... vekilinin tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
II - Sanık ...'a yükletilen tehdit ve sanık ...'a yükletilen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- Sanık ...'a yükletilen tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
Başka suçtan aynı yargı yeri çevresindeki ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, duruşmadan bağışık tutulma talebi olmadığı halde, 05/11/2014 tarihli son oturumda bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
B- Sanık ...'a yükletilen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın, diğer sanık ...'un ateş açması üzerine tüfekle karşılık verdiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında; sanığın eyleminin bir bütün halinde meşru müdafaa kapsamında silahla tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı ve olayda ateş etme eyleminin belirli bir hedefe yönelik olması nedeniyle TCK'nın 170. maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden, bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... ve müdafisi ile katılan sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralama, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
I- Sanık ...'e yükletilen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Şikayetçi ...'un bu suç yönünden suçtan zarar gören ve katılan sıfatı ile temyize hak ve yetkisi bulunmadığı,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca şikayetçi ... vekilinin tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
II - Sanık ...'a yükletilen tehdit ve sanık ...'a yükletilen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- Sanık ...'a yükletilen tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
Başka suçtan aynı yargı yeri çevresindeki ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, duruşmadan bağışık tutulma talebi olmadığı halde, 05/11/2014 tarihli son oturumda bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
B- Sanık ...'a yükletilen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın, diğer sanık ...'un ateş açması üzerine tüfekle karşılık verdiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında; sanığın eyleminin bir bütün halinde meşru müdafaa kapsamında silahla tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı ve olayda ateş etme eyleminin belirli bir hedefe yönelik olması nedeniyle TCK'nın 170. maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden, bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... ve müdafisi ile katılan sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.