Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/24780 K.2024/4656
Özet: Uyuşmazlık, bir polis memurunun sanığa görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği iddiasıyla ilgili; mahkeme, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca adli para cezası ile mahkumiyetine karar vererek, bu suçun işlendiğini kabul etmiştir. Mahkeme, sanığın temyiz isteğinin geçerli olduğu gerekçesiyle yerel mahkemenin kararını tam oylu ile bozmuş ve davayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yöneltmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2016/233 E., 2016/667 K.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 62 nci maddesi ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, üzerine atılı suçu işlemediğine, lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Şikayetçi ve mağdur olan polis memurlarının başkaca üç şahsa kimlik sorgulaması yaptığı sırada sanık ...'in bu şahıslardan birini kolundan tutarak kolluk görevlilerinin yanından uzaklaştırmaya çalışması üzerine görevli polis memurlarının, kimlik sorgulaması yapıldığı gerekçesiyle şahsı bırakması konusunda sanığı uyardıkları, buna karşın sanığın ısrar ettiği, taşkınlık çıkarttığı ve şikayetçi ile mağdurlara hitaben "sizinle görüşürüz, burası benim mahallem değil, benim mahallem olsaydı buradan çıkamazdınız" dediği, bu suretle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın adli sicil kaydında engel sabıkaları bulunduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükümlerin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır. Somut olayda; sanık tarafından söylendiği kabul edilen suça konu sözlerin, sonuç almaya elverişli, objektif olarak muhatabının üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olmadığı, bu itibarla görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmadığı gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2024 tarihinde karar verildi.
SAYISI: 2016/233 E., 2016/667 K.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 62 nci maddesi ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, üzerine atılı suçu işlemediğine, lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Şikayetçi ve mağdur olan polis memurlarının başkaca üç şahsa kimlik sorgulaması yaptığı sırada sanık ...'in bu şahıslardan birini kolundan tutarak kolluk görevlilerinin yanından uzaklaştırmaya çalışması üzerine görevli polis memurlarının, kimlik sorgulaması yapıldığı gerekçesiyle şahsı bırakması konusunda sanığı uyardıkları, buna karşın sanığın ısrar ettiği, taşkınlık çıkarttığı ve şikayetçi ile mağdurlara hitaben "sizinle görüşürüz, burası benim mahallem değil, benim mahallem olsaydı buradan çıkamazdınız" dediği, bu suretle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın adli sicil kaydında engel sabıkaları bulunduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükümlerin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır. Somut olayda; sanık tarafından söylendiği kabul edilen suça konu sözlerin, sonuç almaya elverişli, objektif olarak muhatabının üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olmadığı, bu itibarla görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmadığı gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2024 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.