‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/22610 K.2024/1551

Esas No: 2021/22610 · Karar No: 2024/1551 · Karar Tarihi: 12.02.2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/541 E., 2016/320 K.

SUÇ: Hakaret

HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Şikâyetçi ...'ın 14.10.2015 tarihli talimat duruşmasında şikayetçi olup katılma talebini bildirmesine karşın bu hususda bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 237’nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, şikâyetçinin davaya katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33’üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305’inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260’ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310’uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317’nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve resen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125’inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66’ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun'un 67’nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlemin 26.10.2015 tarihli sanığın savunması olduğu ve bu tarihten temyiz incelenme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321’inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322’nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223’üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?