Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2018/3243 K.2018/18141
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyet kararının temyiz edilmesi gerekçesidir; Mahkeme, temyiz isteğinin reddi kararını bozarak, süreçteki eksiklikleri ve yeni yasal düzenlemeleri dikkate alarak dosyayı esas mahkemeye gönderdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıklar ..., ... ve ...'nin katılan ...'ü aramak ve mesaj göndermek suretiyle hakaret ve tehdit ettiklerinin iddia ve kabul edilmesi, sanıkların katılanı aramadıklarını savunmaları karşısında, sanıkların katılanla olan telefon görüşmelerine ilişkin hts kayıtları getirtilip incelenmeden ve gönderilen mesajların ne şekilde tehdit suçunu oluşturduğu açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme sonucu yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile mahkumiyetlerine karar verilmesi, 2-Kabule göre de; sanıklar ..., ... ve ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümler bakımından; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanıklara isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, sanıklar ... ve ... Bölük hakkında hakaret suçları yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ... ve sanık ... müdafilerinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıklar ..., ... ve ...'nin katılan ...'ü aramak ve mesaj göndermek suretiyle hakaret ve tehdit ettiklerinin iddia ve kabul edilmesi, sanıkların katılanı aramadıklarını savunmaları karşısında, sanıkların katılanla olan telefon görüşmelerine ilişkin hts kayıtları getirtilip incelenmeden ve gönderilen mesajların ne şekilde tehdit suçunu oluşturduğu açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme sonucu yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile mahkumiyetlerine karar verilmesi, 2-Kabule göre de; sanıklar ..., ... ve ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümler bakımından; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanıklara isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, sanıklar ... ve ... Bölük hakkında hakaret suçları yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ... ve sanık ... müdafilerinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.