Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2018/2089 K.2018/7926
Özet: Mahcumiyetin yerel mahkemece verilen, 765 sayılı TCK’nın 191/2. maddesine göre tehdit suçuna ilişkin 7 yıl 6 aylık cezaya hükmedilen ve 5237 sayılı TCK’nın 106/2-c, 66/1-e, 67/4. maddeleriyle birleştirilerek 01.06.2005’de yürürlükte olan cezanın uygulanmasıyla, 14.05.2015 tarihine kadar olan sürede, dava zamanaşımı kurallarının ve 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinin gerektirdiği 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımının bulunması, temyiz isteğinin reddi nedeniyle işin esasına geçilmesiyle; sanığın 2003 yılında işlediği suç tarihinden itibaren dosyada kaydedilen süreyle birlikte, 19.04
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 191/2. maddesindeki tehdit suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 106/2-c, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı bakımından suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması karşısında, 765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesiyle denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suç tarihi arasındaki durma süresinin de eklenmesiyle, suçun işlendiği 27/12/2003 gününden karar tarihi olan 14/05/2015 tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 19/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 191/2. maddesindeki tehdit suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 106/2-c, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı bakımından suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması karşısında, 765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesiyle denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suç tarihi arasındaki durma süresinin de eklenmesiyle, suçun işlendiği 27/12/2003 gününden karar tarihi olan 14/05/2015 tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 19/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.