Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/23169 K.2018/11381
Özet: Sorumlu mahkeme, 765 sayılı TCK'nın 191/1. maddesine göre teşvik edilen tehdit suçu nedeniyle 7 yıl 6 aylık hükmün kabulünü onaylayarak sanığın bakiyelenmiş sözlü ikrarı üzerinden kovuşturmayı sürdürmeyi, fakat aynı zamanda zamanaşımı süresinin dolmasına ve 06/06/2018’te kararın oybirliğiyle “DÜŞMESİNE” bağlanması sonucu kararın geçersiz kılınmasını huzuruna koyarak, kararın kabul edilmesinin ardından yeniden yargılama yapılmadığını kesinleştirir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Bozma üzerine yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-O yer Cumhuriyet savcısının, temyiz dilekçesini 1412 sayılı CMUK'nın 310 maddesinde öngörülen bir aylık yasal süre geçtikten sonra verdiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca o yer Cumhuriyet savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanığın temyiz isteğine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 191/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 765 sayılı TCK'nın zamanaşımı yönünden sanık lehine bulunmasına, bu suçların gerektirdiği cezaların miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık zamanaşımının ve bu süreye eklenecek olan hükmün açıklanmasnın geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesiyle denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suç tarihi arasındaki durma süresinin karar tarihi itibariyle gerçekleştiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, ancak, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 06/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Bozma üzerine yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-O yer Cumhuriyet savcısının, temyiz dilekçesini 1412 sayılı CMUK'nın 310 maddesinde öngörülen bir aylık yasal süre geçtikten sonra verdiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca o yer Cumhuriyet savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanığın temyiz isteğine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 191/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 765 sayılı TCK'nın zamanaşımı yönünden sanık lehine bulunmasına, bu suçların gerektirdiği cezaların miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık zamanaşımının ve bu süreye eklenecek olan hükmün açıklanmasnın geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesiyle denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suç tarihi arasındaki durma süresinin karar tarihi itibariyle gerçekleştiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, ancak, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 06/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.