‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/21820 K.2018/729

Esas No: 2017/21820 · Karar No: 2018/729 · Karar Tarihi: 16.01.2018
Özet: (1) Mahkeme, 18 yaşından küçük ve hapis cezasına mahkum olmadığına rağmen, tehlike oluşturacak bir elbise taşıyan çocuğa vekâlet ettiği iddiasıyla başlanan bir tehdit suçuna ilişkin davayı incelemiştir. (2) Mahkeme, tespit ettiği uyuşmazlık ve yasal hataları dikkate alarak, mevcut hükmü iptal edip dosyayı yeniden işleme götürmeyi, yargılanan kişinin ceza süürü hakkını koruyarak yeniden hüküm kurmayı kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Tehdit

HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, 1-Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; a-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan ve adli sicil kaydına göre hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi, b-İddianame içeriği ve müşteki beyanlarına göre, taraflar arasında yaşanan tartışma üzerine, suça sürüklenen çocuğun elinde bıçak olduğu halde tehdit eylemini gerçekleştirdiğinin belirtilmesi karşısında, eylemin TCK’nın 106/2-a maddesi kapsamında kalıp kalmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, TCK’nın 106/1-1. maddesi kapsamında kaldığının kabulü halinde ise, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve suça sürüklenen çocuğa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması; Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son. maddesi gereği sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 16/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?