Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/16679 K.2018/15576
Özet: Uyuşmazlıkta, sanığın tazminat adına tehdit şekliyle suç işlediği iddiasıyla mahkemeye sürküzük başvurusu yapılmış ve konu, tehlikeli fen, uzlaşma hükümleri ve değerlendirme sürecinin sorgulanmasıyla ilişki paralel bir şekilde ele alınmıştır. Mahkeme, sanığın yaşadığı süreklilik, önceden yürürlükteki kanunlarla uyum ve veri bütünlüğünü kontrol ederek, tehlikeli fenin sahte olduğu sonucuna vararak, mahkumiyet kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de; sanık hakkında Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/407 Esas sayılı dosyasının olduğu ve bu dosyanın incelemeye konu Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/52 Esas sayılı dosyası ile kısa karar verildikten sonra birleştirme talepli olarak gönderildiğinin mahkemenin 12/01/2016 tarihli yazısından ve hükmün deliller ve değerlendirilmesi fıkrasından anlaşılması karşısında; sanığın eylemlerinin zincirleme suç uygulaması kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi bakımından her iki dava dosyasının birleştirilmesi ve kanıtlar birlikte değerlendirilerek hukuki kesinti ve eylemler arasındaki süre gözetilip TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 2 nolu bozma nedeni hariç HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, tarihinde oybirliğiyle 25/09/2018 tarihinde karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de; sanık hakkında Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/407 Esas sayılı dosyasının olduğu ve bu dosyanın incelemeye konu Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/52 Esas sayılı dosyası ile kısa karar verildikten sonra birleştirme talepli olarak gönderildiğinin mahkemenin 12/01/2016 tarihli yazısından ve hükmün deliller ve değerlendirilmesi fıkrasından anlaşılması karşısında; sanığın eylemlerinin zincirleme suç uygulaması kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi bakımından her iki dava dosyasının birleştirilmesi ve kanıtlar birlikte değerlendirilerek hukuki kesinti ve eylemler arasındaki süre gözetilip TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 2 nolu bozma nedeni hariç HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, tarihinde oybirliğiyle 25/09/2018 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.