Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/16178 K.2019/11161
Özet: Uyuşmazlıkta sanığın hakaret, kasten yaralama ve tehdit suçlarından yargılanarak hakaret ve kasten yaralama davalarında şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme ve beraat, tehdit suçunda ise ihraç eğilimleri ile uzlaştırma uygulanarak yargılamanın bozulmasına karar verildi. Mahkeme, sanığın hukuki sorumluluğunu kalıcılaştırmak için dosyayı esas/mahkeme kararı olarak yeniden yönlendirdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, düşme, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
1) Sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından verilen hükümlerin temyiz incelemesinde,
Hakaret suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme, kasten yaralama suçundan ise beraat kararı verildiği, sanığın temyiz isteğinin beraat kararının gerekçesine yönelik olmadığı, hakaret suçu açısından da şikayetten vazgeçmeyi kabul etttiğinin anlaşılması karşısında, sanığın bu suçlar açısından temyizde hukuki yararı bulunmadığı
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'ın, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2) Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b) Kabule göre de; hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmemesi,
c) Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, sanığın 18 yaşından önce işlediği suça ilişkin olması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, düşme, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
1) Sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından verilen hükümlerin temyiz incelemesinde,
Hakaret suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme, kasten yaralama suçundan ise beraat kararı verildiği, sanığın temyiz isteğinin beraat kararının gerekçesine yönelik olmadığı, hakaret suçu açısından da şikayetten vazgeçmeyi kabul etttiğinin anlaşılması karşısında, sanığın bu suçlar açısından temyizde hukuki yararı bulunmadığı
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'ın, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2) Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b) Kabule göre de; hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmemesi,
c) Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, sanığın 18 yaşından önce işlediği suça ilişkin olması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.