Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/10490 K.2018/8117
Özet: Uyuşmazlık, sanığın aynı telefon konuşması sırasında birden fazla müşteğe karşı tehdit fiilleri olarak işaret edilen TCK 106/1. maddesi kapsamındaki suçlamalara dayanıyor; mahkeme, sanığın bu rejimdeki kimlik ayrıntıları ve kararıyla ilgili geçerli hükümlerde yanlışlık yaptığını değerlendirerek, mahkumiyet kararının bozulmasına karar verdi. Mahkeme, 5320 sayılı Kanun ve ilgili hükümlere göre uzlaştırma ve bozulma prosedürlerini uygulayarak dosyayı esas mahkemeye göndererek kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 2) Kabule göre de; a) 03/02/2013 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 03/04/201, olarak gösterilmesi, b) İddianame içeriği ve mahkemenin kabulüne göre, sanığın müştekilere, aynı telefon konuşma sırasında, kısa zaman aralığı içinde aynı suç kastı ile tehdit fiillerini yönelttiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanma ihtimalinin tartışılması gerektiği gözetilmeyerek, müşteki sayısınca ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, iki numaralı bozma nedenleri hariç diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜMLER: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 2) Kabule göre de; a) 03/02/2013 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 03/04/201, olarak gösterilmesi, b) İddianame içeriği ve mahkemenin kabulüne göre, sanığın müştekilere, aynı telefon konuşma sırasında, kısa zaman aralığı içinde aynı suç kastı ile tehdit fiillerini yönelttiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanma ihtimalinin tartışılması gerektiği gözetilmeyerek, müşteki sayısınca ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, iki numaralı bozma nedenleri hariç diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.