‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/7402 K.2017/14485

Esas No: 2016/7402 · Karar No: 2017/14485 · Karar Tarihi: 15.05.2017
Özet: Uyuşmazlık, 2016 yılında gönderilen mesajlarla ilgili olarak kanıtların tarih ve zaman aralığını somut olarak tespit edilmemesi ve bu eksiklik nedeniyle TCK 43. maddesi uyarınca uygulanmanın gerekliliği tartışılarak suçun tehlikeli yönlerinin yeterince değerlendirilmemesiyle ilgiliydi. Mahkeme, sorumlu sanığın her iki kanunun hükümlerine göre cezai yaptırım için hâlâ hükümlü olduğunu belirterek ceza mahkemesine kararı bozma ve özümleme havuzunda yeniden davasını yürütme kararını verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Suça konu mesajların hangi tarihlerde ve hangi zaman aralığında gönderildiği somut olarak tespitinin yapılmadığı görülmekle, TCK'nın 43. maddesinin uygulanma gerekçesi yöntemince tartışılıp açıklanmadan yetersiz gerekçeyle zincirleme suç hükümleri uyarınca uygulama yapılması,
2) Gerekçeli kararda CMK'nın 231/5-6 maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına denilmek suretiyle çelişkiye yol açılması,
3) Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?