Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/7228 K.2016/13179
Özet: Uyuşmazlık, basit tehdit suçundan dolayı sanık …’nun 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı kanunun 50/3 maddesi uyarınca bu cezanın yazılı seçenek yaptırımına çevrilip çevrilmemesine ilişkin; mahkeme, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kararın bozulması gerektiğine hükmetti ve 01/10/2015 tarihli kararı bozdu.
Basit tehdit suçundan sanık ...’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2. cümle ve 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Ordu
2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2015 tarihli ve 2015/154 esas, 2015/514 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 15.03.2016 gün ve 94660652-105-52-85-2016-Kyb sayılı yazılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22/03/2016 günlü ve 2016/109407 sayılı tebliğnamesiyle bozma düşüncesiyle daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi.,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” biçimdeki düzenleme karşısında, daha önceden hapis cezasına mahkûm edilmemiş olduğu anlaşılan sanık hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/1. maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu görülmekle,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 01/10/2015 gün ve 2015/154 esas 2015/514 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre, TCK'nın 50, 53/1. maddelerinin yeniden değerlendirilerek cezanın şahsileştirilmesi gerekeceğinden, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 07.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2015 tarihli ve 2015/154 esas, 2015/514 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 15.03.2016 gün ve 94660652-105-52-85-2016-Kyb sayılı yazılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22/03/2016 günlü ve 2016/109407 sayılı tebliğnamesiyle bozma düşüncesiyle daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi.,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” biçimdeki düzenleme karşısında, daha önceden hapis cezasına mahkûm edilmemiş olduğu anlaşılan sanık hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/1. maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu görülmekle,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 01/10/2015 gün ve 2015/154 esas 2015/514 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre, TCK'nın 50, 53/1. maddelerinin yeniden değerlendirilerek cezanın şahsileştirilmesi gerekeceğinden, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 07.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.