‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/7502 K.2017/6931

Esas No: 2015/7502 · Karar No: 2017/6931 · Karar Tarihi: 06.03.2017
Özet: (1) Özden: Sanığın, mahkeme tarafından tebligatın sanığın bildirdiği en son adrese değil, kamu kayıtlarında bulunan bir adrese yapılması nedeniyle temyiz süresinde olmayan tebligat nedeniyle hatalı bir mahkumiyet hükmü verilmesi. (2) Mahkeme, tebligatın yanlış adres üzerinden yapılmasının hukuka aykırı olduğunu tespit ederek temyiz kararı geçersiz kıldı ve dosyayı esas mahkemeye bozulma işlemi çerçevesinde göndermeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine ve de 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre tebligatın, öncelikle sanığın beyan ettiği en son adrese yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edilip, bu adrese tebligatın yapılmasının gerekmesi karşısında, sanık ...’nın mahkemede bildirdiği son adresi yerine doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebligat yapılması nedeniyle gerekçeli kararın tebliğinin geçersiz ve sanığın temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında verilen ve CMK'nın 231. maddesi gereğince açıklanması geri bırakılan hükümden sonra deneme süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle duruşma açılarak açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması, Yargıtay incelemesine tabi olan ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanan hüküm olması karşısında; CMK'nın 230, 223. maddeleri gereğince kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230. maddelerine aykırı davranılarak hükmün gerekçesiz bırakılması,
2-Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

...

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?