Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/28886 K.2016/5265
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların sanık … ile katılan … arasında açılmış ipotek ve kredi borcu davalarında, sanığın yasal müşavir olarak görevini kötüye kullanıp kötü niyetli davranışta bulunup bulunmadığına ilişkin temyiz talepleridir. (2) Mahkeme, temyiz gerekçelerinin yerinde görülmediğini belirterek kararın bozulmasına ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine karar verdi.
##########
MAHKEMESİ: ##########Asliye Ceza Mahkemesi
##########
##########
##########
SUÇLAR: Tehdit, görevi kötüye kullanma
##########
HÜKÜMLER: Beraat
##########
##########
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar hakkında tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin temyizde,
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme ilişkin temyizde ise;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 24/01/2008 tarih, 2007/339 esas ve 2008/59 karar sayılı ilamı, dosya arasındaki belgelerden anlaşılacağı üzere katılanın sanıklar hakkında şikayetçi olmasının akabinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinde ipoteğin fekki davası açmış olduğu, şikayet tarihinden sonra ise kredi borcuna ilişkin sanıklar tarafından bir ödemenin yapılmadığı, yasal müşavirin TMK'nın 466. maddesi uyarınca özen yükümlülüğü bulunduğu, dava konusu olayda sanık ...'in eşi olan diğer sanık ... tarafından çekilen krediye katılanın kefil olması ve evi üzerinde ipotek kurulmasında taraflar arasında menfaat çatışması bulunması nedeniyle yasal müşavir olan sanık ...'in TMK'nın 426. maddesi uyarınca sadece bu işlem için vesayet makamından kayyım atanmasını talep etmesi gerektiği, sanığın üzerine düşen özen yükümlülüğüne uygun davranmadığı, kaldı ki, dosya arasında bulunan kredi sözleşmesi ve ipotek senedinde yasal müşavir olarak sanığın görüş ya da onay yazısının bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, katılanın beyanlarını desteklediği ve katılan ile tanık beyanlarının samimi olduğunu ortaya koyduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyeti yerine yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
##########
##########
##########
##########
##########
##########
MAHKEMESİ: ##########Asliye Ceza Mahkemesi
##########
##########
##########
SUÇLAR: Tehdit, görevi kötüye kullanma
##########
HÜKÜMLER: Beraat
##########
##########
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar hakkında tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin temyizde,
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme ilişkin temyizde ise;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 24/01/2008 tarih, 2007/339 esas ve 2008/59 karar sayılı ilamı, dosya arasındaki belgelerden anlaşılacağı üzere katılanın sanıklar hakkında şikayetçi olmasının akabinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinde ipoteğin fekki davası açmış olduğu, şikayet tarihinden sonra ise kredi borcuna ilişkin sanıklar tarafından bir ödemenin yapılmadığı, yasal müşavirin TMK'nın 466. maddesi uyarınca özen yükümlülüğü bulunduğu, dava konusu olayda sanık ...'in eşi olan diğer sanık ... tarafından çekilen krediye katılanın kefil olması ve evi üzerinde ipotek kurulmasında taraflar arasında menfaat çatışması bulunması nedeniyle yasal müşavir olan sanık ...'in TMK'nın 426. maddesi uyarınca sadece bu işlem için vesayet makamından kayyım atanmasını talep etmesi gerektiği, sanığın üzerine düşen özen yükümlülüğüne uygun davranmadığı, kaldı ki, dosya arasında bulunan kredi sözleşmesi ve ipotek senedinde yasal müşavir olarak sanığın görüş ya da onay yazısının bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, katılanın beyanlarını desteklediği ve katılan ile tanık beyanlarının samimi olduğunu ortaya koyduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyeti yerine yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
##########
##########
##########
##########
##########
##########
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.