Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/15969 K.2017/22623
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, sanık için verilen hükmün tefhim süresinin “tebliğ tarihinden” değil “tefhim tarihinden” itibaren başlayacağını belirterek, kanun yolu, süre ve şekli tarafın beyanını yanılmaya yol açtığını, gereksinimleri yerine getirmediğini kabul ederek, temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağını ve temyiz dilekçesi eklenip Dairemize gönderilecek şekilde kararını geri gönderme kararı gibir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Anayasanın 40/2, CMK'nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddeleri gereğince, kararda, başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, katılanın yüzüne karşı verilen hükümde, kanun yolu başvuru süresinin, kararın "tefhiminden" itibaren başlayacağının belirtilmesi yerine, " tebliğ tarihinden'' itibaren başlayacağının ifade edilmesi suretiyle yanılgı oluşturulduğu ve bu haliyle tefhimin, yukarıda anılan Kanun maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı, gerekçeli kararın da katılana tebliğ edilmediği, Anlaşıldığından, sanık ...'in, temyiz davası isteği hakkında şimdilik bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın, hükmü temyiz etme hakkı bulunan katılan ...'ya temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağını belirten ve diğer kanun yolu başvuru şeklini gösteren şerhi ihtiva eder şekilde kararın tebliğ edilerek, buna dair evrak ve verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenip, ek tebliğname düzenlenmesinden sonra Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Anayasanın 40/2, CMK'nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddeleri gereğince, kararda, başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, katılanın yüzüne karşı verilen hükümde, kanun yolu başvuru süresinin, kararın "tefhiminden" itibaren başlayacağının belirtilmesi yerine, " tebliğ tarihinden'' itibaren başlayacağının ifade edilmesi suretiyle yanılgı oluşturulduğu ve bu haliyle tefhimin, yukarıda anılan Kanun maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı, gerekçeli kararın da katılana tebliğ edilmediği, Anlaşıldığından, sanık ...'in, temyiz davası isteği hakkında şimdilik bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın, hükmü temyiz etme hakkı bulunan katılan ...'ya temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağını belirten ve diğer kanun yolu başvuru şeklini gösteren şerhi ihtiva eder şekilde kararın tebliğ edilerek, buna dair evrak ve verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenip, ek tebliğname düzenlenmesinden sonra Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.